Perdahi
From Artvin Ansiklopedisi
Halk şairi. Asıl adı Osman olup, Yusufeli'nin Zor (Esenyaka) köyünde yaklaşık olarak 1868–1948 yılları arasında yaşamıştır. Bu köyde doğup, yine bu köyde ölen Perdahi’nin doğum ve ölüm yılları kesin olarak bilinmemekle birlikte, köylüsü ve yeğeninin oğlu olan Âşık Özeri’nin verdiği bilgilerde 1948 yılında 80 yaşlarında iken öldüğü belirtilmektedir. Buna göre doğumu yaklaşık olarak 1868 yılına rastlar. Özeri’nin anlattığına göre, Perdahi, Birinci Dünya Savaşı (1914–1918) sırasındaki seferberlikte Samsun’a göç etmiş, Kurtuluş Savaşı çıkınca da gönüllü olarak savaşmak için köyüne dönüp, savaşa katılmıştır. Savaş bitince köyde kalarak Kur’an hocalığı yapmıştır. Köyde Osman Hoca namıyla bilinen Perdahi, medrese eğitimi görmüştür. 1948’de köyünde ölen Perdahî’nin mezarı,köyün eski mezarlığında, Şerifi’nin mezarının hemen aşağısındadır. Güçlü ve yetenekli bir halk şairi olduğu söylenen Perdahi’nin şiirlerinden ancak birkaç parça günümüze ulaşabilmiştir. Hiç evlenmediği için, köyde Özeri’den başka akrabası kalmamıştır. Bu nedenle yazılı eser bırakıp bırakmadığı bilinemiyor. Bugüne kadar yazılı bir eseri bulunamadı.
Perdahî’yi edebiyat dünyasına tanıtan, onun hakkında yazılmış ilk ve tek yazı, Folklor/Edebiyat dergisinin 2001 tarihli 27. sayısında yayınlanan Taner Artvinli’nin “Yusufeli’li İki Yeni Halk Şairi: Kütahî ve Perdahî” başlıklı yazısıdır.
Perdahi’den günümüze Eşek Destanı’nın bir kısmı ile birkaç dörtlüğü ulaşabilmiştir.
Hasan adlı komşusunu, hastalanan eşeğini sırtlamış götürürken gören Perdahi, orada hasta eşeğe mizahi bir destan düzmüştür. Bu destanın Özeri’den derlemiş olduğum kadarını aktarıyorum:
Eşek Destanı
Yüklendim eşeği gayet ağırdır
Çağırsam işitmez kulak sağırdır
Korkma eşek sana mezar hazırdır
İntikam almadan ölme eşeğim
Köroğlu kelleyi aldı kucağa
Canlar mı dayanır böyla sıcağa?
Allah yardum etsin eğri bacağa
İntikam almadan ölme eşeğim
Hasan ne düşmüşsün onun kastına
Çekiçle kerpeten almış destina
Müşteri yok mudur eşek postuna
İntikam almadan ölme eşeğim
Haşladım cibreyi çektim başına
Açmadı gözünü sıçam leşine
Emeklerim gitti boşu boşuna
İntikam almadan ölme eşeğim
Perdahi söylüyor çamdan kavaktan
Bir su ver içeyim sizin savaktan
Ey olmasan defnederdik sabahtan
İntikam almadan ölme eşeğim.
