Macaheli
From Artvin Ansiklopedisi
Macaheli (Gürcüce: მაჭახელი). Bugün bir bölümü Artvin ili sınırları içinde kalan tarihsel bölge. Maçaheli, Macahel olarak da yazılır. Daha eski çağlardaki adı Micihiani'dir. Artvin sınırları içindeki bölge Yukarı Macaheli (bugün Camili Yöresi veya eski Camili bucağı) olarak da bilinir. Bu tarihsel bölgenin Gürcüstan tarafında kalan bölümünde (Aşağı Macaheli) on iki, Türkiye tarafındaki bölümünde ise altı köy yer alır. Artvin’in Borçka ilçesi sınırları içinde kalan bu köylerin yeni ve eski adları şöyledir: Camili (Hertvisi), Düzenli (Zedvake), Kayalar (Kvabitavi), Maral (Mindieti), Uğur (Akria) ve Efeler (Eprati).
Konu başlıkları |
Etimoloji
Maçaheli Gürcüce bir addır. Halk etimolojisine göre Macaheli kelimesi birleşik bir sözcüktür ve “maca” (bilek) ve “heli” (el) sözcüklerinden oluşmuştur. Bilimsel terminolojide ise Macaheli’nin farklı bir kökeni olduğu kabul edilir.
Gürcüce “ça” (ჭა) kuyu, çukur anlamına gelir. Macaheli sözcüğünün gövdesi “ca”dır. “Ca” gövdesi “Acara”, “Cahati” gibi başka Gürcüce yer adlarında da vardır. Cahati’ye, Macaheli’ye yukarıdan bakıldığında, buraların bir kuyuyu andırdığı görülür. Macaheli adındaki “h” (ხ) harfi, “ehi” (ეხი) sözcüğüyle ilişkilidir. “Ehi” kayadaki doğal oyuk, mağara demektir. “H” harfi buradan gelir. Arapça, Eski Mısır dili gibi pek çok dilde sözcüklerde ünlüler yer almaz. “Ehi”nin başında ve sonundaki ünlülerin Macaheli sözcüğünde düştüğü ve bu yer adında yalnızca “h” harfinin kaldığı kabul edilir. Cahauri, Cauhi gibi “c” ve “h” harflerinin birlikte yer aldığı başka pek çok Gürcüce yer adı da vardır. Macaheli’deki “ma” (მა-) önek, “el-i” (-ელ-ი) de sonektir.
Tarih
Macaheli, Tunç Çağı’ndan bu yana yerleşme yeridir. İÖ 6. yüzyılda hüküm süren Kral Parnavaz döneminde bu bölgenin Gürcüstan’ın siyasal, ekonomik ve kültürel yaşamında önemli yeri olduğu bilinmektedir. Macaheli’nin bu önemi, özellikle jeopolitik konumundan geliyordu. Batı Gürcüstan’ın, Kolhida (Kolheti) adı altında ayrı bir siyasal birliğe sahip olduğu dönemde Macaheli de bu krallığın bir parçasıydı. Eski dönemlerden başlayarak Macaheli’nin dış dünyayla, denizcilerin her zaman çekim merkezi olan Karadeniz kıyılarına ticari ve siyasal nedenlerle gelen Avrupalılarla ilişkisi olduğu tahmin edilebilir.
Parnavaz dönemindeki birleşik Gürcü devletinin parçalanmasından sonra Macaheli uzun süre Roma ve Bizans egemenliğinde kaldı. 5. yüzyılda Gorgasal döneminde güçlü bir Gürcü devleti ortaya çıkınca, yeniden Gürcü yönetimi altında girdi. Bu tarihten sonra da birleşik Gürcü devletinin ya da bir Gürcü prensliğinin parçası oldu. Ama genel olarak, jeopolitik açıdan bir parçası olduğu Acara toprakları içinde yer aldı.
Birkaç yüzyıl süren Moğol istilasından, Gürcüstan’ın diğer bölgeleri gibi Macaheli de olumsuz etkilendi. Bizans İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Osmanlı Devleti iyice güçlendi ve 16. yüzyılda Gürcüstan’ın batısının bir bölümünü ele geçirdi. Bu topraklar arasında Macaheli de vardı. 1568-74 arasında Osmanlı topraklarına katılan Macaheli’nin köyleri hakkında Osmanlı tahrir defterlerinde önemli bilgiler yer alır. Bu tahrirler “Gürcistan Vilayeti Büyük Defteri” olarak bilinmektedir. “Gürcistan Vilayeti” olarak da adlandırılan Çıldır Eyaleti içinde yer alan Macaheli’nin çok kıraç, verimsiz bir bölge ve ekilebilir topraklarının da çok az olduğu belirtilmiştir. Bundan dolayı yerel yöneticiler, halkın vergi verecek gücü olmadığını Osmanlı sarayına bildirmiş ve birkaç yüzyıl boyunca yöre halkı vergi vermekten muaf tutulmuştur. Bölge halkı, Tanzimat’ın ilanına (1839) kadar vergi vermemiştir. Macaheli’de 1630’lara değin Hıristiyan yöneticiler vardı. Ama daha sonra yöneticilerin İslam’ı benimsemesi zorunlu oldu. Macaheli’de önce toplumun önde gelenleri, ardından halk Müslüman olmuştur.
Macaheli bazen Acara, bazen de Şavşat sancağına bağlıydı. 16. yüzyıl fermanlarından birinde Macaheli’nin Şavşat’a bağlı olduğu kayıtlıdır. Bir başka fermanda padişahın Macaheli’yi Savşat sancağından alıp ayrı bir sancak yaptığı belirtilir. Sonraki bir fermanda Macaheli sancağının nahiye yapıldığı ve Acara sancağına bağlandığı kaydedilmiştir. Bu fermanlarda Macaheli halkının çok çalışkan, ama başına buyruk olduğu, üzerlerine fazla gidilmemesi ve zor kullanılmaması gerektiği yazılıdır.
Macaheli, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’na değin Osmanlı yönetiminde kaldı. Bu savaşın ardından imzalanan Berlin Antlaşması’yla Çarlık Rusya’sına bırakıldı. Ünlü Gürcü şair ve yazar Akaki Tzereteli’nin büyük kardeşi Davit Tzereteli 1879’da Macaheli’nin Acara’ya bağlı olduğunu, halkının konuksever, başarılı tüccarlar ve iyi kayıkçılar olduğunu yazmıştır. Tzereteli ayrıca son dönemlerde Macaheli’den göçün başladığını, halkın Osmanlı ülkesine gittiğini belirtmiş ve göçün nedenleri üstünde durmuştur. Rus yönetiminin, daha önce vergi vermeyen, askere gitmeyen Macaheli halkına ağır vergiler koyduğunu, askere almaya başladığını, halkın bunları kabul etmediğini belirtmiştir.
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1918’de kurulan bağımsız Gürcüstan sınırları içinde yer alan Macaheli, 1921’de belirlenen Türkiye-Sovyet sınırıyla ikiye bölündü. Altı köy (Yukarı Macaheli) Türkiye’de, on iki köy Gürcüstan sınırları içinde kaldı.
Kültür
Tarihsel konumu açısından önemli bir yere sahip olan Macaheli yöresinde Gürcü Kraliçesi Tamar ile ilişkili çok sayıda efsane vardır. Tamar’ın mezarının Macaheli’nin yüksek tepelerinde, Karçhal Dağlarında, Eprati’de olduğu söylenir. Efsanelerde Tamar’ın Macaheli’ye, özellikle Eprati’ye gitmeyi, Karçhal eteklerinde dolaşmayı çok sevdiği belirtilir.
Macaheli bölgesinde, eski tarihlerde inşa edilmiş çok sayıda Gürcü kilisesi ve manastırı vardı. Gürcü kültürünün geliştiği yerler olarak da kabul edilen bu kurumlardan Eprati manastırının Kraliçe Tamar’ın isteğiyle inşa edildiği sanılır. Bir Macahelili olan Svimon Eprateli (Epratelili Svimon) bu manastırda çalışmalar yapmış, 16. yüzyılın sonlarına kadar burada bulunmuştur.
Siyasal, kültürel ve ekonomik yaşamda Macaheli’nin çok önemli bir yerinin bulunduğunu, kapılı ve kemerli köprüler de göstermektedir. Çok yerde inşa edilmiş kapılı ve kemerli köprülerin varlığı Macaheli’yi gezenlerin de dikkatini çekmiştir. Bu köprülerden biri, Kavtareti’nin iki yakasını birleştiren köprüydü. Türkiye-Sovyet sınırı çizilinceye değin bu köprü varlığını korumuş, ancak daha sonra Sovyet yönetimince yıkılmıştır.
Halkın Müslümanlığı kabul etmesinden sonra Macaheli’de cami ve mescitler inşa edilmiştir. Macaheli’deki cami, süslemeleri açısından Rus gezginlerin de dikkatini çekmiştir. Bu camideki ahşap oymalarda üzüm, yaprak, testi gibi motifler çok başarıyla işlenmiştir.
Macaheli, Gürcü tarihinin ünlü kaynaklarından “Kartlis Tshovreba”da (Kartli Tarihi) Micihiani olarak geçer. Bölgenin adı sonradan Macaheli olmuştur. Macaheli’deki derenin adı olan Macahela, bu yörede dökülen ve Avrupa ve Asya'da tanınan bir tür tüfeğin de adıydı.
Macahela tüfeği
Macaheli vadisinde yapılan çakmaklı tüfeklere Macahela deniyordu. Gürcüstan’da 18. yüzyılın ikinci yarısı ile 19. yüzyılda Macahela tüfeklerinin farklı biçimlerinin yapıldığı bilinmektedir. Yivli namlulular en iyi olanlarıydı. Asya ülkelerinde olduğu gibi Avrupa ülkelerinde de ünlü olan Maçahela tüfeğini yapanlar, Maçahelili ustalardı. Maçahela tüfeklerinin yapıldığı tezgâhlar günümüzde Acara’da, Yukarı Çhutuneti’deki etnografya müzesinde bulunmaktadır.
Kaynakça
- "Macaheli Üzerine Şuşana Putkaradze ile Söyleşi", Yayımlanmamış söyleşi.
- "Macaheli" maddesi, Kartuli Sabcota Entsiklopedia (Gürcüce Sovyet Ansiklopedisi), 6. Cilt, Sayfa 515, Tiflis, 1983.
- Macahlis Heoba (Macaheli Vadisi), Nodar Kahidze, Batum, 1974.
- "Macahela" maddesi, Kartuli Sabcota Entsiklopedia (Gürcüce Sovyet Ansiklopedisi), 6. Cilt, Sayfa 515, Tiflis, 1983.
