Livanalı 600 Gönüllü ve Kars Zaferi
From Artvin Ansiklopedisi
1854-1855 Kars Savaşına (halkın, Hicri ve Rumi takvim hesabına göre “1271-1272 Harbi” dediği Osmanlı-Rus Savaşı) katılan, Artvin yöresinden toplanmış 600 gönüllü savaş eri. Bu gönüllü askerler, 29 Eylül 1855 Büyük Kars Zaferi’nin kazanılmasında kahramanlıkları ve gözüpek savaşçılıkları ile önemli hizmetlerde bulundular. Bu gönüllülerin başında, Tarihi Çıldır (Ahıska) Atabeyleri sülâlesinin Livana (Artvin) Sancakbeyleri ailesinden olan Ali Bey bulunuyordu.
Bibl: Özder, M.A.; Artvin ve Çevresi, Ankara, 1971
| Dr. H. Sandwith’in günlüğünden Livanalı gönüllüler |
| Savaş sırasında İngiliz Doktor H. Sandwith’in tutmuş olduğu günlük, bu 600 gönüllü hakkında bilgi veren, bugüne kadar bilinen tek kaynaktır. Dr. H. Sandwith’in “Laz” dediği bu Livanalı (Artvinli) gönüllüler, o yıllarda Trabzon eyaletine bağlı ve merkezi Batum olan Lazistan sancağına bağlı Livana/Livane halkı arasından toplanmıştı.
Dr. H. Sandwith’in günlüğünden Livanalı gönüllüler ( [ ] içerisindeki açıklamalar tarafımızdan eklendi): 20 Haziran [1855] Çarşamba: Bugün posta geldi. Karışık havadisler var. 600 Lazistanlı tüfeklinin yakın bir köyde olduğunu ve gece şehre gireceklerini öğrendik… Mustafa Paşa, Batum’dan General’e [Williams’a] tezkere yazara: Emrinde yalnız 3500 kişi olduğunu ve büyük bir Rus kuvveti tarafından tehdit edildiğini, fakat bize gönüllü gönderebilmek için bütün gayretini harcadığını bildirdi. 21 Haziran [1855] Perşembe: Bu sabah 600 Lazistan tüfeklisi, kendilerine mahsus üç renkli ve ay-yıldızlı bayraklarla şehre [Kars’a] girdiler. Yürürlerken korkunç bir şarkı söylüyorlar. Herbiri, bir dağlı modeli: Kendi memleketlerine has bir kıyafetleri var. Ellerinde gayet cilalı birer tüfek bulunuyor. Bu tüfekler çoğu altın ve gümüşle arabesklerle işlenmiş. Bundan başka kama denilen geniş ve uzun hançerler de taşıyorlar. Birçoklarının kuşaklarında uzun tabancalar asılı. Bu adamlar kendi reislerinin tam bir hakimiyeti altında yaşıyorlar. İstanbul Hükümetinin merkezi nüfuzu hemen hemen daha bunlara ulaşmamış. İdaresi güç, patırtıcı ve kaba bir halk oldukları halde, Derebeylerinin [başlarındaki Ali Bey’in] emirlerine tamamiyle itaat ediyorlar. 22 Haziran [1855] Cuma: Yağmur tufan halinde. Rusların Gümrü’den 8 muhasara topu istediklerini işittik. Bu haber, cephanemizin azlığını bilenlere hoş gelecek bir havadis. Lazların reisi Ali Bey memnun değil. Müşirin kendisine rütbe vermekteki sözünü tutmadığını iddia ediyor. General Williams müdahale ederek iki tarafı uzlaştırıyor. 15 Temmuz [1855 Pazar]: Artık adamakıllı muhasara altındayız. Şimdiye kadar takviye olarak bir miktar Lazistan tüfeklilerini aldık. Talim ve terbiye görmemiş olan bu gönüllüleri idare etmek çok güç olduğu ve itimada [güvene] değer olmadıkları halde, en iyi adamlarımız kadar bunların da [günlerce aç olan] boğazlarını doyurmak gerek… Şimdiye kadar şehir ahalisi [Karslılar] civar köylerden meyve, soğan, un ve saire şeklinde azar azar dirlik topluyordu. Fakat şimdi bir tek altının bile tehlikesizce geçmeyeceği sıkı bir Kazak kordonu altındayız. 29 Temmuz [1855] Pazar: Lazistan gönüllülerinde hoşnutsuzluk olduğunu işitiyoruz. Buraya açlıktan ölmeye değil, savaşmaya geldiklerini ve eğer daha çokça verilmezse, şehirden muharebe ederek [düşman sargısını yarıp] çıkacaklarını söylüyorlar. İşin doğrusu, et son derece az, o da nizamî askere veriliyor. Bu şikâyetleri General [Williams] işitince birkaç öküz satın alındı. Bu öküzlerin hepsini Lazlar yediği için keyifleri geliyor. 31 Temmuz [1855] Salı: Ruslar, ordugâhlarını biraz daha yaklaştırdılar. Bu sabah erkenden bazı Kazaklar, otçularımızın üzerine hücum ederek, öküzlerle arabalarını götürdüler. Bunlar çekilirken süvari karakollarımızla [Livanalı] başıbozuklar, [onları] rahat bırakmamak için takip ettiler. Düşman bataryalarına çok fazla yaklaşınca da üzerine ateş açıldı. Birçok yaralananlar ile ölenler oldu. 4 Ağustos [1855 Cumartesi]: Her zamanki gibi ileri karakollarda bazı avcı çarpışmaları oldu. Bizim Laz çeteleri, [açlıktan] Şorak köyünü yağma ederek ordugâha ganimet yükleriyle dönerken, Thampson ve Teesdale tarafından karşılanıp derhal tevkifleri emredildi. Bunun üzerine tüfeklerine davranıp kamalarını çektiler. Epeyce dayatmadan sonra yakalandılar… [Bundan sonra] muhasaranın sonuna kadar bir daha Laz dikbaşlarından bir şey duymadık. 29 Eylül 1855 Cumartesi günü yedi buçuk saat süren çok kanlı bir Türk-Rus savaşı, Büyük Kars Zaferi ile kazanılmıştı. Adı geçen İngiliz Doktorunun anılarının bir yerinde bu çarpışma için şöyle deniliyor: »[Rusların] ezici bir sayı üstünlüğü ile aynı zamanda hücum ediliyor ve ekserisi [çoğunluğu] Laz gönüllülerinden ibaret çok zayıf bir kuvvetle müdafaa edilen bu mevzilere Ruslar girip işgal ediyor… Williams, bir Arap Alayı ile Kadri Bey’i İngiliz tabyalarının doğu ucuna göndermişti. Bunlar da aynı zamanda bir taraftan Ruslara ateş ettiler. Böylece düşman kendini iki taraftan birden taarruza uğramış bir vaziyette buldu. Önden ise, şehrin kayalıklarına tırmanan bir Laz kuvveti ile tehdit ediliyorlardı. Rus ordularının “Hurra”ları, kaplan gibi çarpışan ve mütemadiyen süngüleyen Türklerin [“Allah Allah!”] nâralarına karıştı. Ak sarıklı şehirlilerin, ellerindeki palalarla etrafı biçerek cenge daldıkları görüldü. Çevik ve korkunç Lazistan dağlıları da tüfek dipçiği ile vuruşuyor, yahut ilerleyen düşmana taşlar fırlatıyorlardı.« |
