Boğa Gölü

From Artvin Ansiklopedisi

Jump to: navigation, search

Boğa Gölü, Arsiyan Yaylası'nda zirveye tırmanış yolunun solunda ve Arsiyan zirvesinin önünde uzanan ikiz Karakayalar'ın dibinde yer alan bir set gölüdür. Oldukça geniş bir yüzeye sahiptir. Daha önce gerçekleşen dalışlardan ve kenar kısımlarındaki toprak örtüsünün incelenmesinden, yerleşim yeri olarak kullanılan bir bölge iken su altında kalmış bir alan olduğu tahmin edilmektedir. Yapılan dalışlar neticesinde henüz ayakta olan pek çok çam ağacına rastlanmıştır. Ancak göl kenarında yer alan çam ağaçlarının çürüme ve toprak altında korunmalarına bakıldığında gölün yaklaşık 700-800 yıl önce oluştuğu tahmin edilmektedir. Göl, Arsiyan Yaylası'ndaki en büyük göldür. Boğa Gölü, adını Karakayalar'ın sağ eteğinde kalan ve eski Öküzyatağı denen yerden ya da bu büyüklüğünden almış olabilirse de bu ada ilişkin efsane şöyledir: Boğa Gölü'nün içerisinden, tüm dağlarda sesi yankılanan bir boğa çıkarmış ve Öküzyatağı ile Cinal (Ilıca) köyünden getirilen boğalarla güreştikten ve hepsini yendikten sonra tekrar göle girip kaybolurmuş. Bir gün kıskanç bir ağa bu boğayı yenecek bir boğa yetiştirmeye başlar, ancak her güreşten sonra boğası yenilir. En sonunda kendi boğasının boynuzlarına demircide sivri uçlu boynuzlar yaptırarak bunlar takılı olduğu halde Boğa Gölü'ne getirir. Gölün hemen kenarında güreş başlar. Göl boğasının kendi boğasını yeneceğini anlayan ağa, hemen gölden çıkan boğayı dürter, göl boğası yanını dönünce de kendi demir boynuzlu boğası karnından boynuzunu geçirir ve göl boğası böğürerek göle geri döner. Güreşin gerçekleştiği yerin toprağı diğer yerlerden ayrı olarak tamamen kan kırmızısı olur. Bu efsane Arsiyan Yaylası'nda yaşlılarca bir tür tarih bilgisi olarak anlatılmakla birlikte, doğaya karşı kaybedilen dürüstlüğü de anlatır. Çünkü gölden çıkan boğanın görünmesi aynı zamanda doğa tarafından ve tanrı tarafından seçilmiş ve barış içinde olmayı temsil eder. Oysa doğayı ve tanrıyı kızdırmak daha sonra Rus ve Ermeni saldırılarıyla, esaretlerle devam edecek bir uğursuzluğu da başlatacaktır.

Boğa gölünün alt kısmında bir mağara bulunur kesme taş ve taş kemer mantığı ile inşa edilmiş mağara toğrağın bir karış altından başlar ön kısmı arazinin kırıklık olması dolayısı ile açıktır. Yaklaşık on metrekare olan mağaranın devamında gittikçe daralan bir tünel bulunmaktadır. Ancak bu tünelin gölün altına kadar gittiği söylenir. Ani durumlarda yetişkinlerin sığamayacağı bu tünelin çocukların kaçırılarak kurtarılması amacına yönelik olduğu düşünülmektedir. Ancak günümüzde arazi özelliklerinden kaynaklı olarak tünelin büyük kısmı çökmüştür.

Boğa Gölü, suyunu Dokuz Fungarlar adı verilen kaynaktan alır. Ortalama bir dereden biraz daha büyük olan Dokuz Fungarlar'ın suyu, gölün altının püskürme ve kırılma taşlardan oluşması nedeniyle aynı büyüklükte gölü terketmez, Davar Gölü'ne akan ayağı Dokuz Fungarlar'ın suyunun dörtte biri kadardır ve yavaş akar. Yakın bölgelerinde çok genç kömürleşmeler ile yeni filizlenen bir kaç çam fidanı bulunmaktadır. Bölgedeki eski çam populasyonu hakkında yayla evlerinin hemen üzerinde ve Kosabalah adı verilen düzlük ile Zembur denen tepenin önünde yer alan beş yüz yıllık Doruk adlı çam bir fikir verebilir. Diğer taraflarda büyük tabii olaylarla yok olan çam populasyonunun tek canlı artığıdır.