Artvin (il)

From Artvin Ansiklopedisi

Jump to: navigation, search
İl merkezinden görünümFotoğraf: Mehmet Yazıcıoğlu
Enlarge
İl merkezinden görünüm
Fotoğraf: Mehmet Yazıcıoğlu

Artvin ili, ülkenin kuzeydoğu kesiminde, Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz bölümünde yer alır. İl toprakları 40 derece 35' ve 41 derece 32' kuzey enlemleri ile, 41 derece 07' ve 42 derece 26' doğu boylamları arasında yer alır. Yüzölçümü 7.436 km2 (Türkiye'nin %0,95'i) olan Artvin'in kuzeydoğusu Gürcistan ile devlet sınırını oluşturur. Doğusunda Ardahan, güney ve güneybatısında Erzurum, batısında Rize illeri bulunur. Kuzeybatısında Karadeniz'e 34 km'lik kıyısı vardır.

İldeki karayolları pek gelişmiş değildir. En önemli yol, kıyı kesiminde Arhavi ve Hopa ilçelerini birbirine bağlar. Karayolu ulaşımının yetersizliği nedeniyle Artvin'de deniz ulaşımı önem kazanmıştır. İlin deniz ulaşımı Hopa Limanı ile sağlanır.



Konu başlıkları

DOĞAL YAPI

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Artvin ve Çevresinin  uydu görüntüsü. Çoruh Nehri, Çoruh'un kolları ve nehrin  Batum'da Karadeniz'e döküldüğü yer bütün halinde görülüyor.
Enlarge
Artvin ve Çevresinin uydu görüntüsü. Çoruh Nehri, Çoruh'un kolları ve nehrin Batum'da Karadeniz'e döküldüğü yer bütün halinde görülüyor.

İl toprakları büyük ölçüde engebeli ve dağlıktır; il topraklarının büyük bir bölümünü sarp ve geçit vermeyen dağlar kaplamıştır (tüm il alanının yaklaşık % 79,8'i). Ancak, kimi yerde daralıp kimi yerde de genişleyerek uzanan derin Çoruh Nehri Vadisi, sarp ve genellikle geçit vermeyen Doğu Karadeniz Sıradağlarını ortadan yararak ikiye ayırmıştır. Çoruh-Kelkit Vadi Oluğu adıyla da anılan bu vadinin batı ve kuzeybatı bölümünde yükselen sırtlar kıyı dağları olarak tanımlanır. Vadinin güneydoğu, doğu ve kuzeydoğusundaki dağlar da iç sıralar olarak bilinir. Yüksekliği yer yer 3.000 m.yi aşan bu sıralar hem denize hem de birbirine paralel olarak uzanır. Bunlardan en önemlisi Artvin-Rize-Erzurum il sınırlarının kesiştiği alanda bulunan, bölgenin ve ilin en yüksek noktasını oluşturan Kaçkar Dağı'dır (3932 m). Kıyı dağları il sınırları içindeki Salval Tepe'de 3371 m'ye ve Marsis Kayalığı'nda 3334 m'ye yükselir. Çoruh Nehri vadisinin doğusunda uzanan sıradağlara Çoruh-Kelkit Dağları adı verilir. Bu sıranın en doğusunda yer alan Yalnızçam Dağları güneydoğu-kuzeybatı doğrultusunda ilin doğu ve güneydoğu sınırı boyunca uzanır. Borçka ilçesinin doğusundaki Karçhal Dağı (3428 m) Kaçkar Dağı'ndan sonra ilin ikinci önemli yükseltisidir. Dağlar, çoğu yerde, geniş vadi oluşumlarına olanak vermeyecek biçimde yükselirler. Bu da ildeki vadilerin son derece derin ve dik olmaları sonucunu doğurmuştur. Söz konusu özellik, tarıma elverişli toprakların geniş alanlara yayılımını da engellemiştir. İlde ovalık alanlar hemen hemen yok denecek azdır (% 0,2). Ova olarak nitelendirilebilecek alanlar, Arhavi ve Hopa kıyı şeridindeki aluvyal düzlüklerdir. Yüksek kesimlerde yer yer küçük platolar yer almaktadır. Ayrıca akarsu vadilerinin tabanlarında pek geniş olmayan ovalar bulunur.

Karadeniz ve ormanlarla kaplı Doğu Karadeniz Dağları'nın birleştiği yerde kurulu olan Arhavi Hopa ilçeleri. Uydu görüntüsü.
Enlarge
Karadeniz ve ormanlarla kaplı Doğu Karadeniz Dağları'nın birleştiği yerde kurulu olan Arhavi Hopa ilçeleri. Uydu görüntüsü.

İlin Arhavi ve Hopa İlçeleri, Karadeniz ile denize paralel uzanan Doğu Karadeniz Dağları arasında kalan dar bir düzlük alan üzerine kuruludur.

İl sınırları içinde 30'a yakın akarsu vardır. Bunlardan Karadeniz’e dökülenler hariç diğerleri Çoruh Nehri’nin kollarıdır. İlin çeşitli yerlerinde çok sayıda doğal göl vardır. Bunlardan; Şavşat ve Borçka İlçelerinde bulunanları doğal güzellik ve turizm açısından en önemlileridir.


DAĞLAR

İl topraklarının büyük bir bölümünü Doğu Karadeniz Sıradağlarının doğu uzantısı kaplar. Karadeniz kıyısına paralel olarak uzanan Doğu Karadeniz Sıradağlarının il sınırları içindeki uzantıları; Kaçkar, Altıparmak, Kükürtlü, İskaristi Dağları adıyla sınıra kadar uzanmaktadır. Bu dağ sırasının üzerinde çok sayıda dağ ve yüksek tepeler yer alır.

Dağlar iki grupta incelenir: İlk grup, Çoruh Vadisinin kuzeyinde kalan dağlar; ikinci grup ise Çoruh Vadisinin güney ve güneydoğusunda kalan dağlardır. Çoruh Vadisinin kuzey ve kuzeybatısındaki dağlar, deniz kıyısına paralel olarak olarak uzanırlar. Doğu Karadeniz Dağlarının uzantısı biçimindeki bu dağların yükseklikleri 3000 m'yi aşmaktadır.

Karadeniz kıyısını takip ederek batıdan doğuya doğru iki sıra halinde uzanan 3937 m yüksekliğindeki Kaçkar Dağı, Karadeniz Dağlarının en yüksek noktasını oluşturur. Şavşat ve Borçka ilçeleri arasında yer alan, Çoruh ve Berta vadileri ile Gürcistan sınırına kadar uzanan Karçhal Dağı, 3428 m yüksekliği ile ilin diğer önemli bir dağıdır.

KAÇKAR DAĞI: Artvin, Rize ve Erzurum illeri sınırlarının birleştiği noktada bulunan Kaçkar Dağının su bölüm çizgileri, bu illerin il sınırlarını belirler. En yüksek tepesi 3.932 m'dir. Bu tepe, aynı zamanda Artvin'in en yüksek doruğudur. Doğu yamaçları Çoruh Vadisine dik olarak uzanır. En yüksek kesiminde, kuzeye doğru dil biçiminde uzanan üç kısa vadi buzulundan en uzununun boyu 1.500 m'yi biraz aşar ve toplam alanı 1.5 km2'nin biraz üzerindedir. Karadeniz kıyı dağları üzerindeki en büyük buzuldur.

KÜKÜRT DAĞI: Artvin-Rize il sınırları üzerindedir. Doğu Karadeniz dağlarının uzantısıdır. En yüksek noktası Marsis Tepesi'dir (3334 m).

GÜL DAĞI: Kükürt Dağının kuzeyindedir. En yüksek noktası Boğatepe'dir (3131 m).

Bölgede bu dağlardan başka Alacadağ (2894 m) ve Balıklı Dağı (1897 m) bulunur.

Çoruh Vadisinin güney ve güneydoğusunda kalan dağlar genellikle kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanırlar.

KARÇHAL DAĞI: Borçka'nın doğusundadır. En yüksek tepesi 3428 m'dir. İlin en yüksek ikinci dağıdır.

Bölgenin öteki dağları arasında Çadır Dağı (3050 m) ve Yalnızçam Dağları sayılabilir.

Artvin'in Diğer önemli Dağları ve Yükseltileri Şöyledir:

Mihrap dağı: 2950 m, Sahara Dağı: 2799 m, Karyan Dağı: 2790 m., Arsiyan Dağı: 3164 m, Karadağ: 2300 m, Çadır Dağı: 3050 m, Büyükyurt Dağı: 2250 m, Kürdevan Dağı: 3050 m, Genya Dağı: 1850 m, Kartal Dağı: 3000 m.


OVALAR

İl sınırı içerisinde ova özelliği gösteren yerler hemen hemen yoktur. İl topraklarının ancak %0.2 alanını kaplayan düzlüklere rastlanır. Kıyıda akarsu birikintilerinin meydana getirdiği alüvyal ovalara rastlanmaz. Çünkü dağların denize bakan yamaçlarında kaynaklarını alan Hopa ve Arhavi Deresi’nin suları az ve uzunlukları kısa olduğundan birikinti ovalarının büyüklüğünü sınırlamıştır.

Arhavi ilçesinin yakınındaki Armoni (500 m) adlı kabarığın batısında bir taşkın ovası vardır. Kabisre Deresinin getirdiği birikintilerin denizi doldurmasıyla oluşmuş üçgen bir çıkındı biçimindedir. Yaklaşık 3.5 km2'lik bir alanı kaplar. Zeytin Burnu adındaki bu çıkıntının 210 m dolayındadır. Tarıma elverişli değildir.

Hopa'da da kıyı bölgelerinin alçak kesimlerinde birçok derenin oluşturduğu küçük düzlükler bulunur. Bunların en önemli örneği, Hopa'nın batısında Sundura Deresinin döküldüğü yerde görülmektedir. Bu düzlükler de derelerin getirdiği alüvyon ve moloz parçalarının denizi doldurmasıyla oluşmuştur. Bu oluşumun sonucu kıyı bölümlerinin denize doğru ilerlemesi yüzünden yalıyarlar ölü bir duruma gelmiştir.


YAYLALAR

Yaylalar, il topraklarının yaklaşık % 1,6’sını kaplar. İldeki yaylalar üç grupta incelenebilir:

İlk grup yaylalar, Yusufeli, Zeytinlik ve Berta (Ortaköy) derelerinin oluşturduğu çizginin güneydoğusundaki bölgede yayılmıştr. Bu bölgede Meşeli, Kurudere, Düzenli, Kireçli, Yığılı, Kapik, Irmaklar, Bilbilan, Çamlıca, Hanlı, Ballı ve Yoncalı yaylaları yer almaktadır.

İkinci grupta ise, Muratlı, Borçka, Artvin-Ortaköy Deresi ile Gürcistan sınırı arasında kalan bölgedeki yaylalar bulunur. Bunlar: Manatba, Taşköprü, Meydancık, Zata, İmneza, Mısırlı, Goman, Lekoban, Merete, Oba, Karsnal, Devtoban, Kıkkırım yaylalarıdır.

Üçüncü grubu oluşturan yaylalar, Muratlı, Borçka, Artvin merkez ilçe, Zeytinlik, Yusufeli çizgisinin kuzey ve kuzeybatısında kalan bölgede yayılmıştır. Bunlar arasında Keşoğlu, Çamlık, Sevahil Mağara, İnekli, Durça, Kovahit, Kocakarılı, Dikme ve Taşlık yaylaları sayılabilir.


VADİLER

Artvin topraklarındaki akarsular, geçtikleri yerlerde dar ve derin vadiler oluşturmuşlardır. Bunların çokluğu, yüzeyin çok bozuk olmasına yol açmıştır. Vadilerin bir bölümü, tektonik çizgilere uyarak oluşmuş dağ sıralarını birbirinden ayıran paralel diziler durumundadır. Kimileri tipik V biçimli, oldukça dik ve derindir. İlde bulunan vadileri iki ana bölüme ayırarak incelemek mümkündür:

1. Asıl Çoruh Vadisi

2. Çoruh Nehri kollarının meydana getirdiği vadiler.

ÇORUH VADİSİ: Çoruh Nehri'nin, il sınırına girdiği yerden başlayıp Muratlı Bucağında il sınırını terk ettiği yere kadar uzanan yaklaşık 150 km uzunluğunda bir vadidir. Genellikle V ve U biçimli çok dar ve derin boğazlar halinde ilerler. Yusufeli-Zeytinlik arası (100 km) ve Zeytinlik-Muratlı arası (50 km) olmak üzere iki bölümden meydana gelir. Vadi, kretase, kristalin şistler, granit, eosen flişleri ve volkanik maddelerden oluşmuştur. Ancak nehir, yumuşak yapı nedeniyle enine aşındırmalarla bazı yerlerde vadisini genişletmiştir. İl sınırları içerisindeki uzunluğu yaklaşık 150 km'yi bulan Çoruh Vadisi'nin ilk bölümü, Yusufeli ilçesi ile merkeze bağlı Zeytinlik köyü arasında kalır. İki yerleşim bölgesi arasındaki uzunluğu ise 100 km kadardır. Zeytinlik'ten Yusufeli'ye doğru yer yer genişleyen vadi tabanının Yusufeli ilçe merkezinde en geniş durumuna ulaştığı görülür.

İkinci bölüm, Zeytinlik'ten başlayıp kuzeye doğru 50 km uzanarak Borçka'dan geçer ve Gürcistan sınırında son bulur. Bu bölüm daha dar ve derindir. Ancak, Muratlı yakınında genişlemeye başlayarak Gürcistan topraklarına uzanır.

BERTA-ARDANUÇ SULARININ OLUŞTURDUĞU VADİLER: Bunlar dar ve derindir. Ardanuç Suyu Vadisi'nin tabanı, ilçe merkezinde geniştir. Ancak, 7 km kadar kuzeybatısındaki kalker alanda Cehennem Deresi denen kuru ve derin bir boğaz (kanyon) vadi yer alır. Bu vadinin uzunluğu 500 m, derinliği yaklaşık 70 m'dir. Genişliği 6 m kadar olan vadinin tabanı, üst bölümünden daha geniştir. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanır. Ardanuç Suyu'nun oluşturduğu vadiye açılır. Arka kesimi kapalıdır. Karstlaşmanın olgunluk evresi özelliğini gösteren vadinin taban bölümünde kimi zaman su birikintileri oluşur. Burası, hayvan barınağı olarak da kullanılmaktadır.

BERTA (ORTAKÖY) VADİSİ: Şavşat ilçesinin sularını boşaltan irili ufaklı çayların meydana getirmiş olduğu bu vadi zengin bitki örtüsüyle kaplıdır.

MURGUL VADİSİ: İlin en geniş vadilerindendir. İçindeki aşağı morenler, kimi yerde 1.800 m'ye kadar inmektedir. Buralarda vadiyi ayıran yüksek sırtlar, daha kütleşmiş durumdadır. Çünkü bölgede aşınmaya dayanıklı olmayan kretase flişleriyle, aynı dönemin volkanik kütleleri egemendir.

BARHAL (ALTIPARMAK) VADİSİ: Kaynaklarını Kaçkar Dağları'ndan alan ve Yusufeli ilçe merkezi önünde Çoruh Nehri'ne karışan Barhal (Altıparmak) Çayı'nın oluşturduğu bu vadi, oldukça dar ve derindir. En geniş yeri Altıparmak köyü Dalaver mahallesi-Balcılı köy merkezi arasındadır.


AKARSULAR

İlin en büyük akarsuyu Çoruh Nehri'dir. İl sınırları içerisinde bulunan, Çoruh Nehri dışındaki diğer akarsular iki bölümde incelenir: Birinci grupta, Çoruh Nehri’nin kollarını oluşturan dereler ve çaylar yer alır. İkinci gruptakiler ise Karadeniz’e bakan dağlardan aşağı akarak Karadeniz'e dökülen küçük nehir ve derelerdir.

ÇORUH NEHRİ: İlin en büyük akarsuyu olan Çoruh Nehri, Mescit Dağları’ndan kaynağını alarak, Bayburt’u geçtikten sonra Yusufeli ilçesinin Yokuşlu köyü mevkiinde il sınırlarına girer. Yusufeli ilçe merkezi önünde Barhal (Altıparmak) Çayı'nı alır; Sukavuşumu denen yerde de Oltu Çayı'nı alarak il merkezine doğru kuzey yönünde ilerler. Artvin yakınlarında Ortaköy Suyunu, Borçka’da Murgul, İçkale ve Kaynarca sularını alarak Muratlı'dan geçer ve Batum’un güneybatısında Karadeniz’e dökülür. Nehrin uzunluğu 376 km olup 150 km’si il sınırları içerisinde seyreder.

OLTU ÇAYI : Kaynağını Kargapazarı Dağları’ndan alır. Erzurum sınırından Yusufeli yakınlarında il sınırlarına girer. Burada Tortum Çayı ile birleşir ve Sukavuşumu mevkiinde Günalp Kayası önünde Çoruh Nehri'ne katılır.

TORTUM ÇAYI : Kargapazarı Dağları’ndan kaynağını alır. Tortum Gölü’ne girip çıktıktan sonra Yusufeli yakınlarında Oltu Çayı ile birleşir.

BARHAL ÇAYI: Barhal Çayı'nın tamamı Yusufeli sınırları içerisinde yer alır. Kaynaklarını Altıparmak Dağları ve Kaçkar Dağı'ndan (3937 m) toplar. İki kolu Yaylalar (Heveg-i Kiskim) köyünün aşağısında birleşir ve buradan kuzeydoğuya doğru akmaya devam eder. Altıparmak köyü içerisinde, kaynağını Kaçkar Dağı'ndan alan ve aynı zamanda Barhal Çayı'nın en büyük kolu olan Kocaçay’ı alır. Balcılı köyü yakınlarında Kobak Suyu'nu aldıktan sonra kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda seyrederek, Dereiçi köyü yakınlarında, Arcivan Deresi'ni de alır. Yusufeli ilçe merkezinin tam ortasından geçerek, ilçe merkezinin önünde Çoruh Nehri'ne karışır.

ŞAVŞAT SUYU : Şavşat, irili ufaklı 13 deresi bulunması ile su bakımından zengin bir ilçedir. Şavşat Deresi, Berta Deresi'nin kaynağı olup Ardanuç Deresi ile birleşerek Çoruh Nehri’ne kavuşur.

MURGUL DERESİ: Çoruh Nehri'nin batı yanından aldığı bir sudur. Murgul yakınındaki İbkep Dağları'ndan doğar. Uzunluğu 30 km'dir.

İÇKALE SUYU: Cankurtaran Dağları'ndan doğar. Güneydoğu doğrultusunda akarak, Borçka'da Çoruh Nehri'ne karışır. Uzunluğu 15 km'dir.

DEVİSKEL DERESİ: Karçhal Dağı'ndan doğan Karçhal Suyu, Balcı köyü sınırları bitimine değin akışını sürdürür. Cuhumere yöresinde Deviskel Deresiyle birleşir. Burada Deviskel Deresini adını alarak Borçka'da Çoruh Nehri'ne karışır.Uzunluğu yaklaşık 20 km'dir.


GÖLLER

Artvin’de, irili ufaklı çok sayıda göl vardır. Bunların çoğu buzul vadilerinin diplerinde oluşmuştur ve genellikle Karagöl adıyla anılır. Önleri moren yığınıyla dolu olan bu göller derindir.

Çoğunda bol alabalık bulunan ve doğa harikası olan bu göllerin en önemlileri, Şavşat ve Borçka’da bulunan ve Karagöl adıyla anılan göllerdir. Diğer küçük ama çok muhteşem göller Borçka’ya bağlı Camili (Macahel) bölgesinde ve Karçal yaylalarında bulunur.

Bu Karagöllerden biri Ardanuç’un 20 km kadar güneybatısındaki Horasan Dağının dibindedir. Bir vadiyi doldurmuştur. Yaklaşık 300 m uzunluğunda, 150 m genişliğindedir. Derin olan göl, dipten kaynar. Kıyılarının bir bölümü çimenlik, Horasan Dağı’na bakan bölümleri kayalık ve taşlıktır. Gölün gideğeni Ardanuç’a doğru uzanır. Bol alabalık bulunur.

Diğer bir Karagöl, Ardanuç’un 15 km kadar doğusunda, Kürdevan dağı’nın kuzeybatı yönündedir. İlkinden daha geniştir. Su düzeyi yaz ve kış aylarında aynıdır.

Bunun 10 km kadar doğusunda ve Bilbilan yaylasının batısında yine Karagöl adıyla anılan bir göl daha vardır. Bol alabalık bulunan bu gölün gideğeni Şavşat’a iner.

Şavşat’ın yaklaşık 20 km kuzeydoğusunda, Arsiyan Dağı’nın güneyindeki gölün de adı Karagöl’dür. 30.000 m2’lik bir alanı kaplar. Yuvarlak bir biçimi olan gölün kıyıları çimenliktir. Ortası derindir. Dağlardan inen küçük sularla beslenir. Alabalığı bol olan Karagöl’ün gideğeni Şavşat’a kadar uzanır.

Borçka yakınlarında Aralık köyü sınırlarındaki Karagöl’ün çevresi ormanlıktır. Ortası çokı derindir. Gölün gideğeni Aralık köyüne kadar uzanır. Yaklaşık 50.000 m2’lik bir alanı kaplar. Şavşat yakınlarında Akgöl ve Dip Göl adlarıyla bilinen iki göl daha vardır. Dipten kaynayan bu göllerin suları derindir ve balık bulunmaz.


TOPRAK YAPISI

Artvin ili, volkanik kayaçların yaygın olduğu bir bölgede yer alır. En eski volkanikleri, mezozoik (II. zaman) yaştakiler oluşturur. Genellikle üst kretaseye ait bu oluşumlar, kristalli kayaçlardan yapılanmıştır. Volkanik külteler, granit, granodiyorit ve siyenit özellikli öğelerden oluşmuştur. Bu külteler ilin batısında geniş bir yayılım alanı gösterir. Kaçkar Dağı gibi yükseltileri de oluşturan bu volkanik öğeler, granit ve diyorit iç püskürmeleriyle oluşmuştur. Yusufeli’nin doğusunda görülen serpantinit, piroksenit ve gabro kayaçları da volkaniktir.

Arhavi, Hopa ve Artvin il merkezi çevresindeki volkanik öğeler, bazaltik püskürüklerle andezitik lavlar, tüfler, aglomera gibi dış püskürüklerden oluşmuştur. Buradaki dış püskürük maddeler, oldukça büyük bir kalınlık oluştururlar.

Başkalaşım kayaçları, yer yer yüzeye çıkar ve özellikle Çoruh Nehri yatağında, Berta Suyu Vadisi’nde ve Yusufeli’nin kuzeyinde görülür. Paleozoik (I. zaman) yaşlı başkalaşım kayaçları, çoğunlukla mikaşist ve gnayslardan yapılanmıştır.

Bökgede mezozoik yapılanma yeni bir çökme (tabakalanma) dönemiyle başlamış olan liyasla (II. zamanın II. sisteminin ilk serisi) dikkati çeker. Yaklaşık 2.000 m kalınlığa varan bu tabakalar kalker ve marnlardan oluşmuştur.

Yörede triyasin (II. zamanın I. sistemi) bulunmayışı önemli bir özelliktir. Arada bu sistem görülmediği için, liyas serisi paleozoik üzerine uyumsuzlukla gelir. Bu nedenle, yer yer kalınlığı az kömür damarları bulunmaktadır.

İlin güneyindeki alanlarda yüzeylenen alt kretase (II. zamanın son sisteminin ilk serisi) kimi yerlerde flişlerden (bir tortul kayaç) oluşmuştur. Bu fliş serisi, kalker serisini izleyen marn, kumtaşı ve konglomeralarla (bir tortul kayaç) yapılanmıştır. Serinin kalınlığı, 1.000 m’yi geçer.

İl topraklarındaki tersiyer (III. zaman) oluşuklar da oldukça önemli yer kaplar. Özellikle Borçka ve Yusufeli dolaylarında eosen (III. zamanın II. serisi) yaşlı, volkanik kökenli fliş serileri görülür. Yusufeli çevresindeki eosen yapılanmaları andezitik ve bazalitik lavlar, tüfler, marnlar ve kumtaşlarından oluşmaktadır. Oldukça kalın serilerdir. Borçka dolaylarında eosen, taban konglomerası ile başlar. Kumtaşlı, killi ve marnlı serilerle sürer. İlin doğusunda, Şavşat çevresinde kretase-eosen volkanik serileri üzerinde, tipik moloz özelliklerini gösteren yapılanmalar görülmektedir. Bunlar genellikle ofiyolitik (kıtasal kabuk üzerindeki okyanusal kabuk) seriler ya da lavlarla arakatkılı durumdadır. Alttaki eosen ve üstteki pliyosen (III. zamanın son serisi) serileri ile ayrıcalık gösterirler. Oligosen-miyosen (III. zamanın III. ve IV. serileri) oluşukları biçiminde ayırt edilmişlerdir.

Bölgede kuvaterner (IV. zaman) yaşlı yeni alüvyonlar az yer tutar. Akarsu vadi tabanlarında görülür. Ayrıca glasyal (buzul) izleri taşıyan yüksek dağlık kesimlerdeki morenler de kuvaterner yaşlıdır.

Doğu Karadeniz Dağları’nın il sınırları içerisinde kalan bölümlerinde “kıvrım” tektoniğinden çok “kırık” tektoniği egemendir. Bu nedenle bölgede yer yere horst (kenarları faylarla sınırlandırılmış yükselim alanları) ve grabenlere (kenarları faylarla sınırlandırılmış çöküntü alanları) rastlanmaktadır. Yöre, pontitler-anatolitlerin (dağ kuşakları) doğu uzantıları ile küçük Kafkasya kütlesi arasında sıkışmış örtü yapılanmalarıyla biçimlenir.

Karadeniz Kıyı Dağları adıyla anılan dağ sınırları batı-doğu yönlüdür. Bu oluşumlar yöreye girdikten sonra kuzeydoğu yönünü alırlar. Bu dağ oluşumları basit bir yapı ortaya koymaktadır. Kuzeye, denize doğru basamaklı faylarla inen dağlar, güneyde, Çoruh havzasında bu yapıyı göstermez.

Anatolitler olarak adlandırılan dağ sıraları, pontitlerin güneyinde yer almaktadır. Çoruh Nehri’ni izleyerek, Yusufeli dolaylarına kadar uzanır. Pontitlere oranla daha karmaşık bir yapılanma gösterir.

Çoruh çöküntü havzası, eosen flişi kökenli andezitlerle doludur. Bu havza, Çoruh’un güneybatı-kuzeydoğu yönlü orta bölümündedir. Havza, son biçimini eosen sonu ile oligosende almıştır. Çoruh çöküntüsü, kuzeydoğuya doğru Artvin-Yusufeli hattının paleozoik serisi üzerinde yer almaktadır. Bu serinin kuzey kenarı daha sonra pontitlerle anatolitler arasındaki sınırı oluşturur.

Bölgede başkalaşım kayaçlarından oluşan katmanlar çok kıvrımlanmış bir temeli örtmektedir. Çoruh çöküntüsü boyunca sanki volkanikler üzerine itilmiş durumdadır. Artvin’in kuzeybatısında bazik intrüzyonlar (iç püskürmeler) marnlarla kumtaşlarını başkalaşıma uğratmıştır. Ayrıca kalkerleri de yer yer iri kristalli mermerlere dönüştürmüştür. Yaygın olan granit ve diyorit gibi volkanik öğeler, özellikle diğer oluşuklarla ilişkide bulundukları yerlerde, çevrelerindeki kayaçların da başkalaşıma uğramasına yol açmıştır. Artvin ili, deprem açısından tehlikesiz bölgede yer almaktadır.


YERALTI ZENGİNLİKLERİ

Artvin İli toprakları, maden yatakları oluşumuna elverişli bir bölgede yayılmıştır. Ülkemizin en zengin bakır madeni yatakları Artvin’de bulunur. Artvin yakınlarındaki bakır yatakları çok eski zamanlardan beri işletilmektedir. Günümüzde Murgul çevresinde çıkartılmakta ve buradaki tesislerde işlenmektedir.

Murgul’un Damar beldesindeki bakırlı piritin olası rezervi 21 milyon tondur. Petek köyünde ise görünür ve olası rezerv 4 milyon tondur. Bu cevher de bakırlı pirit durumundadır. Cevherin % 50 kadarını bakır ve çinko oluşturur.

Borçka’da manganez yataklarına rastlanmaktaysa da bunlar pek değerli değildir. Ancak Hopa’da işletmeye elverişli küçük bir manganez yatağı bulunmaktadır.

Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü’nce (MTA) Artvin topraklarında saptanan maden yatakları ve bulundukları yerler şunlardır: Merkez ilçede altın, bentonit; Ardanuç ilçesinde manganez; Borçka ve Murgul ilçelerinde bakır, pirit, manganez; Hopa ilçesinde manganez; Şavşat ilçesinde bakır, kurşun, çinko, manganez; Yusufeli ilçesinde linyit kömürü. Artvin kafkasör mevkiinde bol miktarda altın rezervleri mevcut olup,işletmeciliğini kanada firması tarafından yürütülmektedir.

TOPRAKLAR

Artvin topraklarının büyük bir bölümü belirli katlar gösteren zonal toprak türlerinden oluşmuştur. Kıyı ile kuzey kesiminin bir bölümünde kızıl kahverengi podzolik topraklar egemendir. Genellikle kumlu-tınlı toprak özelliği gösterirler. Bu engebeli kesimin toprakları, sığ ve ana maddesi volkanik olan topraklardır.

Kıyı bölgesinde, Hopa’daki incelemeler, iklim özelliklerinden dolayı, toprağın dağılmaya eğilimli olduğunu ortaya koymuştur. Buradaki andezit (volkanik kayaç) ve breşler (tortul kayaç), bu etkiler sonucu sağlam kaya yapısını yitirmiştir. Uzun zamandan beri bu karmaşık kütle, yamaçları örtmektedir. Bu kütle kimi zaman kumlu kimi zaman da oldukça iri bloklardan oluşmaktadır. Söz konusu örtü, bazı yerlerde 15-20 m kalınlığa kadar yükselir. Yükseklik dolayısıyla artan yağmurlara karşın topraklar, oluşumları yeni olduğundan, kırmızı renklerini korumaktadırlar. Bunun nedeni de yapılanmalarının yeni olmasıdır. Orman yayılımına uygun olan bu kumlu topraklar, fazla oranda demir içermektedir.

Ayrıca, Arhavi çevresinde toprakların humus bakımından zengin olduğu görülür. Bitki örtüsünün gürlüğü bunu doğrulamaktadır. Çoruh Irmağı Vadisi boyunca kahverengi orman ve podzolik toprak türlerine rastlanmaktadır.Bunların derinliği az ve killi-tınlı türdendir.

Dağlık kesimlerin toprakları,volkanik kayaçlar üzerinde oluşan engebeli topraklardır.Eğimleri % 40’ın üzerindedir.Toprak derinliği yok deneck kadar azdır.Verimleri oldukça düşüktür.Toprakların fazla engebeli ve eğimli olması yüzünden bu yörenin büyük bir bölümünde tarımsal üretim yapılmamaktadır.


İKLİM

Fotoğraf: www.artvin.gov.tr
Enlarge
Fotoğraf: www.artvin.gov.tr

Artvin’in iklimi, yeryüzü şekillerinin özellikleri nedeniyle bölgelere göre çeşitlilik göstermektedir. İlin kıyı ve iç kesimlerinde değişil iklim tiplerinin etkileri görülür. Kıyı kesiminde Karadeniz kıyılarına özgü nemli ve ılık bir iklim etkili olur. Kıyı dağlarının denize bakan yamaçlarından yükseklere doğru çıkıldıkça hava sıcaklığı azalır, yağış miktarı artar. Kıyı dağlarının iç kesimlere bakan yamaçları ile iç kesimler kıyıdan çok daha az yağış alır. İlin kıyıdan uzak iç kesimlerinde karasal iklim etkilidir, yağışlar azalır, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer. Örneğin kıyıdaki Hopa'da yıllık ortalama yağış miktarı yaklaşık 2.000 mm. iken, il merkezi Artvin'de yalnızca 661 mm.dir. Çoruh Vadisi’nin derin tabanında, kıyıya oranla daha az yağışlı, kışları fazla sert olmayan bir iklim tipi vardır.


BİTKİ ÖRTÜSÜ

Fotoğraf: Süleyman Çobankara
Enlarge
Fotoğraf: Süleyman Çobankara

Artvin İl topraklarının yaklaşık % 55’ini (390.000 ha) ormanlık alanlar kaplamıştır. İldeki ormanların büyük bölümünü iğne yapraklı ağaçlar oluşturmaktadır. Bölgede, yüksek dağların eteklerinden üst kısımlara doğru gidildikçe, önce yapraklı türler, sonra iğne yapraklılar görülmektedir. 1000 m yükseltiden sonra karışık ormanlar başlar. 1600 m’den sonra ise iğne yapraklılar egemendir. Etek kesimlerinde doğu ladini yaygındır. Buralarda yer yer kayın ağaçları da bulunmaktadır. Orta yükseltilerde sarıçamlar ve ladinler karışık durumdadır.





TARİH

Yazılı Tarih Öncesi

Artvin il merkezi Fotoğraf: www.artvin.gov.tr
Enlarge
Artvin il merkezi
Fotoğraf: www.artvin.gov.tr

İlin arazi yapısının elverişsiz olması, bilim merkezlerine uzaklığı nedeniyle il sınırları içerisinde yazılı tarih öncesini aydınlatacak planlı ve bilimsel arkeolojik kazı ve araştırmalar yapılmamıştır. Bugün Kars sınırları içinde bulunan Çıldır Gölü’nün kuzeydoğusunda, Ağcakala köyü karşısındaki adada 1944’te Prof. Dr. İbrahim Kökten tarafından yapılan kazılarda Cilalıtaş Devrine ait buluntular ortaya çıkarılmıştır. Kafkasya’da yapılan kazılarda ise paleolitik dönemden kalma yerleşim yerleri ve taş ocakları bulunmuştur. Artvin çevresinde yapılan bu araştırmalar, Artvin’in yazılı tarih öncesi dönemine ait kesin bir fikir verememiştir. Bölgede İÖ 3000 yıllarından sonra yerleşmiş toplulukların bulunduğu, gerek yörede yapılan araştırmalardan, gerek yol yapımları sırasında Artvin’de ortaya çıkarılan araçlardan anlaşılmaktadır. Yol yapımları sırasında, İÖ 3000-2000 yıllarından kalma olduğu sanılan bakır ve bronz baltalar, taştan yapılmış kesici araçlar bulunmuştur. Artvin bölgesinde bulunan zengin bakır madeni yatakları, yerleşik yaşama geçilmesini hızlandırıcı etkenlerden biri olmuştur. Artvin’in bölge olarak, yazılı tarih kaynaklarında yer alışı İÖ 2000 yıllarından sonraya rastlar.

Yazılı Tarih

Artvin bölgesine ilk yerleşenlerin Orta Asya’dan gelen Huriler olduğu ileri sürülür. İÖ 2000 yılından başlayarak Hurilerin Artvin’i de içine alan geniş bir bölgede çeşitli devletler kurdukları bilinmektedir. Bu devletlerin kesin sınırları henüz saptanamamıştır. Bunlar arasında Hayaşa ve Azzi krallıkları da bulunmaktadır. Kimi araştırmacılar, Hayaşa Krallığının Trabzon’u da içine alacak biçimde kuzeydoğuda, Azzi Krallığının da Erzurum’un kuzeyinde Çoruh Nehri boyunca yer aldığını ileri sürerken, kimi araştırmacılara göre ise bu devletler Yukarı Fırat bölgesindedir.

1458-1463-1466 yılları arasında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Çoruh boylarına üç sefer düzenlese de Osmanlı hükümdarı II. Mehmed’e Oltukbeli savaşında yenilince zayıflama süresince girerek Safevilerin 1502’de eline geçmiştir.


Osmanlı Dönemi

Artvin İlinin Osmanlı yönetimine geçtiği evrelere ait belgeler yeterli değildir. Bununla beraber II. Mehmed’in Trabzon Rum Devletini yıkarak Karadeniz bölgesinin sahil kıyısını Artvin İlinin kıyı kesiminden itibaren ele geçirdiği bilinmektedir. Bu esnada Artvin-Yusufeli-Ardanuç-Borçka Çıldır Atabeyliğinin elinde bulunuyordu.

I. Selim Trabzon valisiyken Gürcistan’a yaptığı seferde Batum’un güneybatısında bulunan Güney Kalesini ele geçirmiştir. Bu kalenin adı ile sancak kuran I. Selim sancağa Borçka-Hopa ve Artvin’i bağlamıştır. Çaldıran seferinden 20 yıl sonra Erzurum Beylerbeyi Mehmed Han Yusufeli civarına akınlar yapmıştı. Ardanuç Atabeyi II. Keykavus ayaklanınca I. Selim’in oğlu padişah I.Süleyman ikinci veziri Kara Ahmet Paşayı isyanı bastırmakla görevlendirmiştir. Kara Ahmet Paşanın İkinci seferi ile Pert-Eğekte adlı ilk Livane Sancağı kuruldu. 1549-51 yılları arasında Şavşat-Yusufeli arasındaki Ardanuç bölgesi iki yıl kadar II. Keykavus’un elinde kaldı. 13 Haziran 1551 günü Ardanuç Kalesini de fetheden Erzurum Beylerbeyi İskender Paşa bu bölgeyi de Osmanlı ülkesine kattı. II. Keykavus kaçarak İran’a sığındı.

1627’de Osmanlı topraklarına katılan Acaristan’ın önemli bir merkezi olan Batum şehri ise III. Ahmed dönemi vezirlerinden Hasan Paşa tarafından 1703’te kurulmuştur.

Artvin ve çevresi Çıldır eyaleti ile birlikte yaklaşık 250 yıl Osmanlı Devletinin egemenliğinde kalmıştır. 1828 Osmanlı Rus savaşı ve savaş sonucu imzalanan Edirne Anlaşması ile Ahıska Osmanlı elinden çıkınca Çıldır eyalet teşkilatı bozuldu. Anlaşma gereği Çıldır eyaletinin bir kısmını Osmanlı kaybetti. Buna karşılık Artvin-Borçka-Ardanuç-Şavşat-Yusufeli Osmanlı elinde kaldı.

1854-56 Kırım Savaşında Osmanlı Devleti İngiltere’den aldığı destek ile Batum yakınlarındaki Şevket-İl kalesine saldırdı. Savaş başlayınca 600 kadar Artvin’li gönüllü Kars savunmasında başarılı savaşlar verdiler.

Rusların güneye inme ve dünya imparatorluğu yaratma planı ile 1877-78 (93 Harbi) Osmanlı-Rus savaşı çıktı. Bu savaş Artvin yöresi halkına pahalıya mal oldu. 24 Nisan Rusya Kars-Ardahan-Batum’u işgal ettikten sonra Türk topraklarına doğru ilerlemeye başladı. 2 Mayıs 1877’de 800’den fazla askerimizi şehit ettiler. Ardahan dolayını ele geçiren Ruslara karşı Artvin halkı Ardanuç ve Şavşat’a doğu göç etmeye başladılar.

Şıpka geçidinde hatalı hatlar kuran Süleyman Paşa yüzünden Ruslar bu hatları delerek Doğu Anadolu içlerine kadar ilerlediler. Osmanlı barış teklifinde bulunmak zorunda kaldı.

3 Mart 1878’de Osmanlı ile Rusya arasında 29 maddeden oluşan Ayestefanos barışı imzalandı.19. maddesinde yer alan 245.207.301 altın tazminatını ödemeyen Osmanlı, Kars-Ardahan-Batum topraklarını Rusya’ya tazminat karşılığı vermek zorunda kalmıştır. Bu barış Avrupalı devletlerin çıkarına aykırı düşünce 23 Aralık 1978’de Berlin Barışı imzalandı. Bu barış ile Elvire-i Selase denen Kars-Ardahan-Batum Rusya eline geçti.

8 Şubat 1879’da Osmanlı ile Rusya arasında imzalanan büyük Muhaide anlaşması ile Kars-Ardahan-Batum’da yaşayan Türkler batıya doğru göç etmeye başlamışlardır. Gerçek Fransız Devriminin getirdiği ulusalcılık ilkesi gerekse de Rusların güneye inmek için uyguladığı, politikalar sonucu bir Türklerin yüzyıllar boyu beraber yaşadığı, sadık millet diye adlandırdığı Ermeniler I. Dünya savaşına kadar en kanlı savaşları yaptığımız milletlerden bir olmuştur.


Milli Mücadele Döneminde Artvin

1917 Ekiminde Bolşevikler Rusya’da yönetimini ele geçirerek Ramonov hanedanlığını devirince yeni kurulan Sovyet Rusya I. Dünya savaşından çekilerek 18 Aralık 1917’de Artvin ve Şavşat’tan çekildi. Sovyet Rusya 3 Mart1918’de I. Dünya savaşına katılan devletlerle imzalandığı Bresk-Litovsk Anlaşması hükmünce Kars-Ardahan-Batum’u Osmanlıya bıraktı. 15 Kolordunun başında bulun Kazım Karabekir Erzurum-Erzincan-Erivan bölgesine girdi. 18 Haziran 1918’de Osmanlı Hükümeti Gürcistan Milli hükümeti ile anlaşarak Kars-Ardahan-Batum illerinde hak iddia etmelerini engelledi.

I. Dünya savaşından yenik ayrılan Osmanlı Devleti adına 30 Ekim 1918’de Bahriye Nazırı Rauf ORBAY Mondros Ateşkes Anlaşmasını imzaladı. Bu ateşkesten 1 ay sonra 17 Aralık 1918’de İngiltere Batum’u işgal etti. 1878-1918 arası 40 yıl süren Rus işgali sonrası İngiliz işgali başlıyordu. Mondros’un 5.Maddesi gereği işgale karşı direnen Milislerin elinden silahları alındı. İngiliz generali Ravtenson Kazım Karabekir’e çektiği telgraf ile ordusunu terhis etmesini istese de Karabekir bunu kabul etmedi. 19 Mayıs 1919’da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Türk yurdunun düşman işgalinin kurtuluşu için Samsun’da ele aldığı meseleyi Havza ve Amasya Genelgeleri ile tutuşturdu. Doğu Anadolu’da 23 Temmuz’da topladığı Erzurum Kongresi ile yöre halkını emperyalist İngilizler ve piyonu Ermenilerin niyetlerine karşı birleştirdi.

1920 başında Gürcistan’da bulunan Gürcü İslamaiyesi adlı cemiyet Batum ve Artvinli Gürcistan’a katarak istiyordu. Bu olayı haber alan Kazım Karabekir olayı önledi. 28 Ocak 1920’de son Osmanlı Mebuslar Meclisinde alınan Misak-ı Milli kararları ile Kars-Ardahan-Batum’da halkoylamasına gidileceği kararı alındı. Bu kararın alınmasının temel nedeni bu topraklarda Türk nüfusunun fazla olmasından kaynaklanıyordu. İngiliz işgal kuvvetlerinin Batum’dan çekilmesi üzerine Gürcistan hükümeti 1 Temmuz 1920’da Batum’u işgal etti. Bu işgal sırasında TBMM’nin Batum Milletvekillerinden M.Edip DİNÇ ve Ahmet Akit Beyler 1129 kişilik Milli olayları ile işgale karşı üstün gayretler sergilemişlerdir. TBMM’nin Eylül-Aralık 1920’de üç ay süren Ermeni savaşında başarılı olması sonrası M.Kemal Gürcü hükümeti ile temaslara başlamıştır.

Gürcistan sefiri Siman MİDİVANI 17 Ocak 1921’de Ankara’ya gelerek itimatnamesini M. Kemal’e iletir. M. Kemal Gürcü sefaretinden derhal işgal ettikleri toprakları boşaltmalarını ister. Sefir geçen günler boyunca TBBM Hükümetini oyalamayı sürdürünce Hariciye Nazırı Bekir Sami Bey Gürcistan’a sert bir nota verdi. 23 Şubat 1921’de TBMM ve Gürcü hükümetleri arasında Batum anlaşması imzalandı.

Bu tarihten itibaren Artvin-Ardanuç-Borçka ve Şavşat’tan Gürcü kuvvetleri çekildi. 45 yıllık esaret sona erdi. Diğer yandan Trabzon’dan Artvin’e kuvvetleri ile hareket eden Miralay Şükrü Bey Oruçlu köyünden Kamil Beyi Kaymakam vekili tayin ederek kendisi Batum’a geçti. 7 Mart 1921’den itibaren Artvin’de Türk bayrağı dalgalanmaya başladı.


Cumhuriyet Dönemi

Cumhuriyetin 10. yılında kutlama törenlerinden bir görünüm. Fotoğraf: www.artvin.gov.tr 1878-1918 ve 1918-1921 arası Rusya-Ermeni-İngiliz-Gürcü idaresinde kalan Artvin-Borçka Şavşat kazaları 7 Mart 1921’den itibaren 4 ay kadar Ardahan kazasına bağlanmıştır. Yeni Türk devletinin ilk Anayasası olan 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye’de 24 Nisan 1924’te yapılan değişikler ile Liva-Sancak teşkilatı kaldırılınca Artvin vilayet haline geldi. 1926 Haziranında 877 sayılı kanunla Yusufeli kazası Erzurum vilayetinden alınarak Artvin’e bağlandı. 1928’de 1282 sayılı kanunla Borçka kazası nahiye haline getirilerek Artvin’e bağlandı. Dokuz yıl Artvin vilayeti teşkilatı ile yönetilen bu yerler 1 Haziran 1933’te 2197 sayılı kanunun ikinci maddesine göre merkezi Rize olmak üzere Artvin ve Rize birleştirilerek Çoruh vilayeti teşkil edilmiştir. Arazi şartlarının zorluğu, Artvin ve çevresinin vilayet merkezine olan uzaklığı birtakım sorunlara yol açmıştır. Dönemin Başbakanı İsmet İNÖNÜ’nün 25 Temmuz 1935 tarihindeki Artvin’i ziyaretinde durum kendisine iletilmiştir. Bunun üzerine hükümet 4 Kasım 1936’da kabul edilen 2885 sayılı kanun ile merkezi Rize olan Çoruh vilayeti kaldırıldı. Artvin Merkez, Hopa,Borçka, Şavşat kazaları ile evvelce Erzurum’a verilmiş Yusufeli Kazasını da alarak Artvin olan Çoruh İli teşkilatı kabul edildi.

Kurtuluş Günleri

Artvin: 7 Mart 1921
Ardanuç: 7 Mart 1921
Arhavi: 12 Mart 1921
Borçka: 7 Mart 1921
Hopa: 13 Mart 1921
Şavşat: 27 Şubat 1921


NÜFUS

1980-1997 yılları arasında nüfusu sürekli olarak azalış gösteren Artvin’in, 2000 yılı genel nüfus sayımına göre il nüfusunda %0 2,28’lik artış görülmüştür. Bu oran, 1990’da %0 (-) 12.30, 1997’de ise %0 (-) 20.42 olarak gerçekleşmiştir.

Artvin, 1980 yılında yapılan nüfus sayımında 228.997 nüfusa sahip iken bu rakam 1985’de 226.338’e, 1990’da 212.833’e ve 1997 yılında da 187.274’e gerilemiştir.İl nüfusu 2000 yılında 191.934'de yükselmiştir.

Artvin’in, 1980-1997 yılları arasında artan oranda dışa göç veren iller arasında yer alırken, 1998 yılında Deriner barajı ile 1999 yılında Borçka ve muratlı barajlarının inşasına başlanması sonrasında yaratılan yeni istihdam alanlarının yanında, göçün ağırlıklı olarak görüldüğü Marmara bölgesinde yaşanan Marmara ve düzce depremlerinin etkisi ve göç edilen büyük şehirlerin son yıllarda artan orandaki yaşam güçlüklerinin etkisi ile dışa göç eğiliminde azalış olmuştur.

2000 YILI GENEL NÜFUS SAYIMINA GÖRE GENEL NÜFUS BİLGİLERİ

İl’in Toplam Nüfusu 191.934

İl Merkezi Nüfusu 23.157

İlçe Merkezleri Nüfusu 61.041

Toplam Köy Nüfusu 107.736

İl’in Nüfus Yoğunluğu 26 kişi

İl’in Yıllık Nüfus Artış Hızı (binde)1997-2000'e göre 2.28


Nüfus'un İlçelere Göre Dağılımı:

İLÇESİ 1990 1997 2000
MERKEZ 33.183 32.256 34.572
Ardanuç 17.782 15.234 14.477
Arhavi 18.351 17.891 19.347
Borçka 30.229 25.462 27.654
Hopa 30.862 30.646 32.584
Murgul 11.951 9.407 8.543
Şavşat 33.315 26.124 25.624
Yusufeli 37.060 30.154 29.133
TOPLAM 212.833 191.934



Sayım Yıllarına Göre Şehir ve Köy Nüfusu:

SAYIM YILI TOPLAM ŞEHİR KÖY
1927 89.630 3.502 86.128
1935 132.895 10.431 122.464
1940 153.273 10.035 143.238
1945 159.328 11.394 147.934
1950 174.977 16.494 158.483
1955 176.845 20.882 155.963
1960 196.301 25.357 170.944
1965 210.065 30.068 179.997
1970 225.869 39.436 186.433
1975 228.026 42.496 185.530
1980 228.997 46.208 182.789
1985 226.338 58.302 168.036
1990 212.833 66.097 146.736
1997 187.174 79.896 107.278
2000 191.934 84.198 107.736

KÜLTÜR

Halk Oyunları

Yöresel Yemekler

Kaynaklar

  • www.artvin.gov.tr
  • Türkiye İller Ansiklopedisi (Artvin maddesi)
  • Yurt Ansiklopedisi (Artvin maddesi)