Şablon:Duyuru
From Artvin Ansiklopedisi
|
Sitenin maddi destekçisi |
Artvin (genel) ▪ Ardanuç ▪ Arhavi ▪ Borçka ▪ Hopa ▪ Murgul ▪ Şavşat ▪ Yusufeli
Ansiklopediden örnek maddeler/sayfalar | Resim Galerileri | Yaban Hayat | Artvin'de Endemik Bitki Türleri | Artvin'in İlkleri | Artvin köy listeleri | Çeviri için bekleyen yazılar | Yazılması istenen maddeler | İstenen fotoğraflar Ansiklopedi dışı: Yerleşim yeri adları | Artvinli Şehit ve Gaziler | Artvin Kitaplığı | Yeni Yayınlar | Artvinli Yazar, Şair ve Çizerler Kitaplığı | 93 Muhacirleri iletişim sayfası İletişim: tartvinli@gmail.com |
|
Erkan Ocaklı'yı yitirdik Seslendirdiği Karadeniz türküleriyle tanınan sanatçı Erkan Ocaklı, tedavi gördüğü Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde dün (16 Kasım 2008) vefat etti. 59 yaşındaki Ocaklı, bir süredir pankreas kanseri tedavisi görüyordu. Ocaklı'nın vefat ettiğini duyan yakınları, sevenleri ve Kamil Sönmez ile İsmail Türüt'ün de aralarında bulunduğu Karadenizli sanatçılar hastaneye geldi. 1949 yılında Trabzon'da doğan Ocaklı, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesini bitirdi. Yaklaşık 40 albüm yapan Ocaklı'nın, “Mısırı kuruttun mi” ve “Ula ula Niyazi” gibi Karadeniz klasiklerinin de yer aldığı 350 civarında bestesi bulunuyor. Yönetmenlik ve televizyon programları da yapan Ocaklı, 6 filmde de rol aldı. Ocaklı, geçen sene 40. sanat yılını, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'ndaki geceyle kutlamıştı. Kuzey Yıldızı Trabzonlular Derneğince düzenlenen gecenin sunuculuğunu, bir süre önce vefat eden sanatçı ve AK Parti Milletvekili Osman Yağmurdereli yapmıştı. Erkan Ocaklı'ya Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Al basması (Albastı), bütün Türk boylarında ortak bir kötü ruh inancıdır. Yörelere ve tarihin akışına göre -birbirine benzer olmak üzere- şu sözcüklerle adlandırılmıştır: Abası, Al, Albas, Albastı, Albıs, Albız, Alkarası, Alkarısı, Almıs. Doğum sırasında ve sonrasında gerek ana için, gerek çocuk için çok büyük bir tehlike olan Albastı ve bu ruhla ilgili inançlar Türkler'in çok eski devirlerinden günümüze dek gelen, halâ Anadolu ve Anadolu dışı Türkler arasında yaşayan önemli bir mitolojik unsurdur. Karakteristik bir Türk motifi olan Al, Albastı ruhu, Orta ve Batı Türklerinde Albastı, Alkarısı; Osmanlı metinlerinde Albız; Uranha-Tuba Türklerinde Albıs; Altay Türklerinde Almıs; Saha (Yakut) Türklerinde Abası olarak bilinir. Kumuk Türklerinde Al karısı'nın adı “bastırık”tır; al basmasına da “bastırık basa” derler. Bu inanç Dağıstan halklarından Avarlarda da vardır. Kam'lar (baksı, şaman), Albastı'yı genellikle keçi suretinde görürler. Bu inançla ilgili olarak yapılan törenlerde Albastı, ana ve çocuktan uzaklaştırılmaya çalışılır. Saptanmış böyle bir törende baksı bir yandan ilahi/efsun okur, öte yandan bir koyun ciğerini lohusanın ciğeri yerine Albastı'ya verir. Çünkü Albastı lohusanın ciğerini alıp kaçar ve suya atar. Ciğer suya düşerse lohusa ölür. Devamı... Borçka Karagöl ve Şavşat Karagöl'den başka Artvin'in üç büyük Karagöl'ünden birisi de Yusufeli ilçesinde Altıparmak Dağları'nda yer alan ve aynı adla anılan krater gölüdür. Altıparmak Karagöl'ün uzunluğu 230 m ve genişliği 130 m'dir. 2.635 m yükseklikte yer alan Karagöl'ün en derin yeri 7 m'dir. Karagöl'den çıkan küçük dereler, Barhal Çayı'nın kayaklarını oluşturan sulardandır.
Şavşat Karagöl, 3.766 hektarlık bir alana yayılan Karagöl-Sahara Milli Parkı içerisindedir. Milli park iki bölümden oluşur: Yalnızçam Dağları’nın üzerine yayılmış olan Sahara Yaylası ve Karagöl. Heyelan sonucu oluşan bir set gölüdür Karagöl. Kışın yaban kazlarının göç yolundaki önemli sulak alanlardan biri olan gölün güneydoğu tarafında, olanca heybetiyle Yalnızçam Dağları’nın Göze zirvesi (3.167 m) yükselir. Devamı...
Borçka Karagöl, Borçka ilçe merkezine 27 km uzaklıkta yer alan bir heyelan gölüdür. Borçka-Camili (Macahel) yolunun 7. km'sinden doğu yönüne ayrılan toprak yoldan 20 km daha gidilerek göle ulaşılır. Klaskur Yaylası’nın yakınlarında bulunan bir tepenin, heyelan sonucu Klaskur Deresi’nin önüne yığılmasıyla oluşmuştur. 1.430 m yükseklikteki gölün etrafı tamamen dağlarla çevrilidir. Göl çevresi yaşlı ormanlarla kaplıdır. Yıl boyunca bölgeye düşen bol yağış ve nem oranının yüksek olması nedeniyle, Borçka Karagöl yağmur ormanlarına benzer bir eko sisteme sahiptir. Devamı... Arhavi Spor Kulübü, 1955 yılında dönemin Arhavi Kaymakamı Mustafa Bayata başkanlığında kuruldu. İlk yönetim kurulu Turhan Yücel, Hüsnü Kurtoğlu, Kudbettin Cordan, Ali Aytolan ve Lütfü Demir tarafından oluşturulmuştu. Kulüp bünyesindeki Arhavi Spor futbol takımının renkleri sarı siyah olarak kabul edildi. Arhavi Spor, Artvin Amatör Liginde mücadele ediyor.
Azerbaycanlı besteci Üzeyir Hacıbeyov (1875-1948) tarafından bestelenip sahneye konulan Arşın Mal Alan adlı operet türü müzikli komedinin Azerbaycan’dan bir şekilde getirilip Artvin’de halk tarafından oynanması sonucu ortaya çıkmış ve halk oyunu özelliği kazanmış bir oyundur. Muvahhid Zeki’nin Artvin Vilâyeti Hakkında Malumat-ı Umumiyye (1927) adlı kitabında bildirdiği Artvin halk oyunlarından bir oyun. M. Zeki, oyun hakkında şu kısa bilgileri veriyor: Devamı... Arhavi’de kız-erkek karma olarak oynanan horon türü bir halk oyunu. Tulum ve kemençe eşliğinde, özellikle düğünlerde bıkmadan, uzun süre oynanır. Oyunda genç kız ve erkekler birbirlerine kur yapmak için karşılıklı atma türkü de söylerler. K. Özbıyık, “Arhavi halkoyunları” başlıklı yazısında oyun hakkında şöyle yazıyor: “Sarı Zambak oyunu Arhavi’de düzenli olarak oynanmakta olduğu ancak oyunun bir adı olmadığı ve Arhavi ekibi kurulduğunda o zaman ekipte olanlardan birinin ‘Bu oyunun adı da Sarı Zambak olsun’ demiş ve bundan sonra bu oyun bu adla oynanmaktadır. Kız erkek karma olarak türkü eşliğinde oynanmaktadır. Bu oyun Arhavi dışında oynandığında rahmetli Yaşar Turna’nın güftesi olan; Arhavi’den biz gelduk İlhan Karaman Ankara Edebiyat dergisinin Ağustos 2008 tarihli 11. sayısında Şahver Karasüleymanoğlu'nun, 8 Ağustos 2008 tarihinde yitirdiğimiz şair İlhan Karaman'ı tanıtan, şairle olan anılarına yer verdiği "İlhan Karaman'ın Ardından" başlıklı yazısı yer alıyor. Dergide ayrıca Aydın Karasüleymanoğlu'nun "Zehirli Kaymak" başlıklı öyküsü okumaya değer. Kaçkar Dağları Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi Kaçkar Proje Alanı Türkiye'nin Kuzeydoğusunda Doğu Karadeniz bölgesi içinde Artvin ili sınırları içerisinde kalır. Ağırlıklı olarak Yusufeli ilçesinde bulunan saha Artvin merkezine de uzanmakta ve 1800 km2'lik bir alanı kaplamaktadır. Projenin genel amacı, küresel biyolojik çeşitlilik açısından cazibe merkezlerinden birisinin orman ekosisteminde gözlemlenen bozulma sürecini ve biyolojik çeşitlilik kaybını yavaşlatmak ve bu süreci tersine çevirmek için katkıda bulunmaktır. Biyolojik çeşitlilik açısından geliştirilen sürdürülebilir orman kullanım ve koruma sistemi; orman kaynaklarını sürdürülebilir bir şekilde kullanan yerel topluluklar; yaban hayatını koruma ve geliştirme; kitle turizminin ormanlar üzerindeki etkisinin azaltılması da projenin hedefleri arasındadır. Devamı...
Türkiye'nin Kelebek Rehberi İki kelebek uzmanı, Ahmet Baytaş ve Evrim Karaçetin'in birlikte yazdıkları Türkiye'nin Kelebek Rehberi adlı arazi rehber kitabı Doğa Derneği-Kitap Yayınevi tarafından yayınlandı.
Ahmet Baytaş'ın yazdığı ve NTV Yayınlarından geçtiğimiz yıl İngilizcesi, bu yıl da Türkçesi yayınlanan Türkiye'nin Kelebekleri / Butterflies of Turkey adlı kitaptan sonra Türkiye'nin kelebeklerini tanıtan Türkiye'nin Kelebek Rehberi adlı bu özenli rehber kitap, kelebekleri tanımak, Türkiye'nin kelebekler konusundaki zenginliğini görmek isteyenlerin, doğa severlerin kitaplıklarında bulunması gereken bir eser. "Bir nefes kadar kısa derler kelebeklerin ömrüne. Kiminin hayatı sadece saatlerle sınırlıyken, kimisi en fazla iki yıl yaşar. Türkiye’de en az 370, belki de 390’ı aşkın kelebek türü yaşar. Avrupa’nın tümünde gözlemlenebilen kelebek türlerinin sayısının 450 olduğu bu sayının Kuzey Amerika kıtasında 700’ün biraz üzerinde olduğu göz önüne alınırsa Türkiye’nin kelebek çeşitliliğinin me kadar zengin olduğu kolayca anlaşılır. Tam 306 renkli resimle Türkiye’nin Kelebekleri. Kırlangıç Kuyruk Ailesi, Beyaz ve Sarı (Pieridae) Kelebekler Ailesi, Laysenidler Ailesi, Fırçayaklı Kelebekler Ailesi, Zıpzıplar Ailesi ve yüzlerce alt sınıf. 11 x 18 cm.’lik boyutlarıyla kitabınızı cebinize koyun ve kelebekleri keşfe çıkın!." (Tanıtım yazısından)
Yusufeli’nin İşhan (yeni adı Dağyolu) köyünde bulunan Gürcü manastırı. Köyün içinde, kuzey-güney doğrultusunda uzanan düz bir arazinin üzerinde kurulmuş olan manastır, günümüze kilise ve kuzeybatı yanında bulunan şapelle ulaşmıştır. Ayrıca kilisenin batı haç kolunun kuzey cephesine bitiştirilmiş ek mekânı bulunmaktadır. Yapı, ilk kez 7. yüzyılın ortasında inşa edilmiştir. Zamanla yıkılan ilk yapının yerine, 951 tarihli bir el yazmasına göre 9. yüzyılın ilk yarısında, Bagratlılar’ın yönetiminde Rahip Saba’nın önderliğinde bugünkü manastır kurulmuştur. Bunu kuzeybatı ek mekânda bulunan ve 954/955 tarihlerine verilen Gürcüce kitâbe de desteklemektedir. Bu kitâbeden anlaşıldığına göre manastır; 917 yılında faaliyettedir ve muhtemelen kuzeybatı ek mekân 954/955 yılında kiliseye eklenmiştir. Devamı... Yusufeli’nin Tekkale (eski adı Dörtkilise) köyünde bulunan Gürcü manastırı. Köyün mezrasında, meskûn mahalden uzak, vadinin içinde bulunan manastır, kompleks bir yapı olup, kilise, trapeza ve seminer odası ile bu yapı topluluğunun güneydoğusunda ayrı olarak inşa edilen şapelden oluşmaktadır. 1031 tarihli Gürcü el yazmasına göre manastır ileri gelen din adamlarından Matiminsky, İvory, İoannes ve Euthemios tarafından, muhtemelen 9. yüzyılın sonunda, Bagratlılar döneminde kurulmuştur. Manastırı oluşturan yapıların aynı dönemde mi yoksa farklı dönemlerde mi tasarlandığı ve hangi yüzyıla kadar işlevini sürdürdüğü tam olarak bilinmemektedir. Günümüzde herhangi bir amaç için kullanılmayan manastır kendi kaderiyle başbaşa terkedilmiş durumdadır. Manastırdan günümüze iki kitâbe ulaşmıştır. Bunlardan en önemlisi kilisenin batı cephesinde olup, galerinin üst katına giriş sağlayan kapı kemerinin sağ köşesinde, kazıma tekniği ile oluşturulan üç satırlık Gürcüce kitâbedir. Devamı... Kazım Koyuncu’nun doğduğu ev müze oluyor FATİH SULTAN KAR Karadenizli müzisyen Kazım Koyuncu’nun doğup büyüdüğü Hopa’daki evi müze oluyor. Kazım Koyuncu’nun ailesi 2005 yılı hairan ayında amansız hastalık yüzünden yitirdikleri oğullarının anısını yaşatmak amacıyla köyü Pançol’da doğup büyüdüğü evi müze haline getirmek için gerekli hazırlıklara başladı. Müzede Kazım Koyuncu’nun özel eşyaları, giysileri, gitarı ve özellikle müzik yaptığı döneme ait fotoğrafları yer alacak. Haberin devamı için tıklayınız.
Ferit Avcı'nın "Benim Minik Kırmızı Balığım" kitabı yayınlandı
Çizer Ferit Avcı'nın Tudem 2007 Çocuk Kitapları yarışmasında mansiyon ödülü kazanan Benim Minik Kırmızı Balığım adlı kendi yazıp resimlediği kitabı Tudem Yayınları'ndan çıktı. Tüm kitapçılarda. Artvin Ansiklopedisi'ne de destek olan kıymetli hemşerimiz Ferit Avcı'nın kitabıyla ve sevimli çizgileriyle tanışmanızı, çocuklarınızı tanıştırmanızı öneririm. Ferit Avcı'yı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Karçal Dağları Önemli Bitki Alanı Karçal Dağları Önemli Bitki Alanı (ÖBA) Doğu Karadeniz Dağları’nın doğu ucunda, Gürcistan sınırına yakın küçük bir dağ silsilesidir. Büyük ölçüde volkanik kayalardan oluşan Karçal Dağları’nın yüksekliği 3.428 m’yi bulur. ÖBA çoğunlukla bozulmadan kalmış geniş ve iğne yapraklı orman, çalı, alpin mera, sarp kayalık ve zirve bitki topluluktan içerir. Florası çok ayrıntılı incelenmemiş olmasına karşın, Karçal Dağları’nda ülke çapında nadir en az 61 taksonun yetiştiği bilinmektedir. Alanda lokal olarak bulunan Vacdnium arctostaphylos Bern Sözleşmesi Ek Liste I’de yer alır. Genel olarak bir koruma statüsüne sahip olmayan ÖBA’da iki önemli orman alanı Tabiatı Koruma Alanı ilan edilmiştir. Alan maden işletmeciliği, yol inşaattan ve aşın otlatma gibi tehlikelerle karşı karşıyadır. Devamı... 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden "93 Harbi" olarak da bilinir. Padişahı II. Abdülhamit döneminde Ruslara karşı verilen bir savaştır. Hem Tuna Cephesi'nde, hem de Kafkasya Cephesi'nde savaşılan 93 Harbi, Osmanlı Devleti için büyük bir yenilgiyle sonuçlandı. Bu savaş, Osmanlı Devleti için hem büyük bir toprak kaybına neden olmuş, hem de Rus ordusunun İstanbul'un eşiğine (Yeşilköy, Bakırköy) kadar gelerek Osmanlı Devleti'nin varlığını tehdit etmesiyle sonuçlanmıştır. Devamı... Ayastefanos Antlaşması, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonunda Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan barış antlaşmasıdır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı Devleti'nin yenilgisiyle sonuçlandı. Rus ordusu, batıdan Yeşilköy'e (eski adı Ayastefanos), doğudan Erzurum’a kadar ilerledi. Osmanlı Devleti, barış istemek zorunda kaldı. Rus orduları başkomutanı Nikolay, barış esaslarının mütarekeyle birlikte görüşülmesi şartıyla bu isteği kabul etti ve 3 Mart 1878’de İstanbul'un Yeşilköy semtinde ağır koşullar içeren bu antlaşma imzalandı. Devamı... Karçal Dağları Önemli Orman Alanları Gürcistan sınırında yer alan Karçal Dağları biyolojik çeşitlilik açısından Türkiye’nin en önemli yerlerindendir. Doğu Karadeniz ılıman kuşak karışık yapraklı ormanlarının en iyi örneklerine sahip olan Karçal Dağları’nın en önemli özellikleri, ani yükseklik değişimleriyle ortaya çıkan ekosistem çeşitliliği, yüksek endemizm oranı ve zengin yaban hayatıdır. Bitki coğrafyası açısından, Avrupa-Sibirya Floristik Bölgesi’nin "Kolşik" bölümünde yer alan Karçal Dağları, WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) tarafından belirlenen, küresel düzeyde korunmada öncelikli “200 Ekolojik Bölge”den birisi olan “Kafkasya ve Kuzey Anadolu Ilıman Kuşak Ormanları” sınırları içinde kalmaktadır. Conservation International (CI), Dünya Bankası ve GEF gibi uluslararası kuruluşlar da Kafkasya Bölgesini, dünyanın en zengin ama tehlike altındaki 25 karasal "ekolojik bölge"sinden biri olarak göstermektedir. Bölge, Avrupa ve Orta Asya'yı içine alan coğrafyadaki en geniş doğal yaşlı orman ekosistemlerine sahiptir. Devamı... Türkiye'nin Önemli Doğa Alanları
Çok çeşitli canlı türlerinin yaşadığı bir alan düşünün. Burada her tür, sağlıklı topluluklar halinde ve yaşam döngülerini sürdürebilecek karşılıklı bağımlılık ilişkileri içinde yaşar. Böyle bir alanın korunması, yani doğal özelliklerinin bozulmadan saklanması, burada yaşayan türlerin geleceği için hayati önemdedir. “Önemli Doğa Alanı” (ÖDA) kavramı doğadaki canlı türlerinin nesillerini sürdürebilmeleri için özel önem taşıyan coğrafyaları tanımlar. Bu kitap Türkiye’nin önemli doğa alanlarının bir envanteridir ve 305 “Önemli Doğa Alanı”nı kapsamaktadır. Marmara Bölgesi’nde 32, Ege Bölgesi’nde 34, Akdeniz Bölgesi’nde 73, Orta Anadolu Bölgesi’nde 45, Orta Batı Karadeniz Bölgesi’nde 23, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 242, Doğu Anadolu Bölgesi’nde 69 ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 19 “Önemli Doğa Alanı” saptanmıştır. İki cilt boyunca her alan teker teker tanımlanıyor, habitat tanımı yapılıyor, canlı türleri sayılıyor, alanın bugün nasıl kullanıldığı anlatılıyor, alana yönelik tehditler ve koruma önlemleri sıralanıyor. Türkiye’nin biyocoğrafyası, bozkırları, ormanları, akarsuları, dağları, maki alanları, sulakalanları, kıyıları ve denizleri, bitkileri, kuşları, memeli hayvanları, amfibi ve sürüngenleri, içsu balıkları, kelebekleri ve böcekleri bu kitapta yüzlerce renkli harita ve binlerce renkli fotoğraf ve çizelgeyle okurların hizmetinde. Doğa Derneği, Birdlife International ve Atlas dergisi tarafından gerçekleştirilen bu anıt eser, Kitap Yayınevi tarafından yayınlandı. Kitaptan örnek sayfalar için: http://www.kitapyayinevi.com/ayrinti.asp?Id=519&kId=3 |
|
Fatih Artvinli
|
Yılmaz Aslantürk
|
Fahrettin Çiloğlu Farklı bir coğrafya ve farklı bir kültürün algılarını fotoğraf kalitesinde okurun önüne koyan Uçinmaçini, Kafkas insanının söylence ve destana dönük yüzünü, sıradan olay ve nesnelere insanüstü anlamlar yükleyen kıvrak zekasını bazen komik, bazen de hazin bir öykü olarak çıkarıyor karşımıza. Türk öykü geleneğinde çok az denenmiş olan gerçeküstü kimlik değişimleri, düşle gerçeğin birbiri içinde eriyip yarattığı üçüncü tür gerçeklik, Çiloğlu'nun kaleminde sinemasal bir netliğe ve okuma şölenine dönüşüyor. |
|
DSİ Yusufeli Barajı ve HES ile ilgili raporları yayınladı
|
Yasal Uyarı
Bu sitede yer alan her türlü ansiklopedik madde, yazı ve resimler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve Türk Ceza Kanunu uyarınca koruma altındadır. Yazılı izin alınmaksızın ve www.artvinansiklopedisi.com sitesi ve madde yazarının adı kaynak gösterilmeksizin hiçbir surette alıntı yapılamaz, başka web sitelerinde, kitap, gazete ve dergi gibi basılı yayınlarda yayınlanamaz. |


