Çoruh Vadisi Önemli Bitki Alanı
From Artvin Ansiklopedisi
WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Flora-Fauna İnternational ile İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesinin işbirliği ile çok sayıda bilim adamının katkılarıyla hazırlanan “Türkiye’nin Önemli Bitki Alanları” çalışması kapsamında ülkemizde belirlenen 122 önemli bitki alanından biri de Çoruh Vadisi Önemli Bitki Alanı’dır. Bu alanın büyük bir kısmı Artvin sınırları içerisinde yer alır. Çoruh Vadisi ÖBA, Çoruh Nehri'nin orta ve aşağı kesimlerini içeren 162.834 hektarlık alanı kapsar.
Çoruh Vadisi Önemli Bitki Alanı (ÖBA), Türkiye’nin en büyük akarsularından biri olan Çoruh Nehri’nin orta ve aşağı kesimlerini içerir. Çoruh Nehri, Doğu Karadeniz Dağları arasında açtığı çok büyük bir kanyonla Türkiye sınırlarında 354 km ilerler. ÖBA’nın jeolojik yapısı, geniş lav ve tüf kayalarla birlikte çoğunlukla volkanik kaynaklıdır. Nehrin çevresindeki dağlar 15 km içinde 3000 m’ye kadar yükselirken, vadi tabanı 450 m’den Gürcistan sınırında 75 m’ye kadar düşer. Vadide iklimin oldukça yumuşak olması, alanda Akdeniz bitki örtüsü elemanlarının gelişmesine olanak vermiştir. Bitki örtüsünde alçak kesimlerde, karışık yaprağını döken orman, küçük dağınık fıstık çamı (Pinus pined) topluluktan, psödomaki ve vadi yamaçlarında ise geniş kuru stepler yer alır. Yaklaşık 750 taksonun yer aldığı ÖBA florası olağanüstü zengindir. Yaklaşık 104 ülke çapında nadir takson içeren Çoruh Vadisi, dar yayılışlı endemikler bakımından Türkiye’deki en zengin alanlardan biridir.
ÖBA, Yaban Hayatı Koruma Sahası sınırlan içindeki bölümleri dışında koruma altında değildir. Alanın olağanüstü floristik zenginliği, Çoruh Nehri ve kollan üzerinde yapımı planlanan barajlar nedeniyle çok büyük bir tehdit altındadır. İnşaatlarına başlanan üç barajdan, Deriner Barajı’nın çalışmaları diğerlerinden çok daha ilerlemiş durumdadır.
Konu başlıkları |
Alanın Tanıtımı
Çoruh Vadisi ÖBA’sı, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki en uzun akarsulardan birisi olan Çoruh Nehri’nin orta ve aşağı kesimlerini içerir. Bayburt’un güney ve batısındaki dağlardan doğan Çoruh Nehri, toplam 376 km katederek Gürcistan sınırında, Batum’da Karadeniz’e dökülür. Nehrin 354 km’lik büyük bir bölümü ve biri hariç tüm kolları Türkiye sınırları içinde akar. Doğu Karadeniz Dağları arasındaki en büyük geçit olan Çoruh Vadisi, doğudaki Karçal Dağları ile Doğu Karadeniz Dağları’nın büyük bir bölümünü birbirinden ayırır. Biraz güneyde Çoruh Nehri ve kolları genellikle batı-güneybatı/doğu-kuzeydoğu yönünde Karadeniz Dağları’na paralel akar ve bu dağların devamı olarak güneyde uzanan dağ silsilelerini birbirinden ayırır. Güneyde Doğu Karadeniz Dağları’na paralel uzanan dağlar arasında en yüksekleri, Mescit Dağları (Mescit Tepesi, 3239 m) ve Yalnızçam Dağları’dır (Çadır Dağı, 3054 m). Fazla yüksek olmayan Çoruh Vadisi’nin tabanının yüksekliği İspir’de 450 m iken (İspir’in kuzey ve güneyindeki dağlar, 15 km içinde 2.883 ve 3.186 m’ye çıkar) Gürcistan sınırında 75 m’ye kadar düşer Alanın jeolojisi, içerdiği Paleozoyik, Kretase ve Eosen kayalanyla oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Çoruh Nehri, aralarında yer yer bazalt kayalar görülmekle birlikte çoğunlukla andezit, lav, tüf ve aglomera gibi volkanik kaynaklı kayalar arasında akar. Vadide daha lokal olarak yer alan diğer kayalar arasında kalkerli marn, serpantin, kuvarsit ve şist kayalar sayılabilir.
Vadinin ikliminde büyük bir değişkenlik görülür. Sahil bölümünde çok nemli bir iklim hakimdir. Gürcistan sınırına yakın yıllık ortalama yağış miktarı yaklaşık 1.550 mm’yi bulur. Buna karşın, nehir yatağının orta ve yukarı bölümlerinden kıyıya paralel olarak uzanan yüksek dağların güneyinde yıllık yağış miktarı 500-600 mm’ye kadar düşer. Benzer şekilde nehrin orta bölümlerinde yıllık ortalama sıcaklık 4°C olup, Gürcistan sınırıyla karşılaştırıldığında daha soğuktur. Hemen bitişikte yer alan, yüksekliği 2.000 m’nin üstündeki dağların ve platoların tersine Çoruh Vadisi’nin büyük bir bölümünde aylık ortalama sıcaklık 0°C’in altına düşmez. Sonuç olarak, vadinin iklimi tipik olarak Karadeniz, Akdeniz ve çoğunlukla da İç Anadolu Bölgelerinin özelliklerini gösterir. İklimdeki bu çeşitlilik doğal olarak çok çeşitli bitki örtüsü tipleri ve zengin bir floranın gelişmesine neden olmuştur.
Doğu Karadeniz bölümünde Karadeniz kıyısıyla Anadolu’nun iç kesimlerini birbirine bağlayan en büyük geçit olması nedeniyle Çoruh Vadisi’nde çeşitli yerleşim alanları kurulmuştur. Bunlardan en önemlileri arasında Çoruh Nehri üzerinde Borçka, Artvin, Yusufeli ve İspir; nehir kolları üzerindeyse Ardanuç, Şavşat ve Oltu sayılabilir.
Çoruh Vadisi’nin önceleri büyük ölçüde orman bitki örtüsüyle kaplı olduğu tahmin edilmektedir. Nehrin aşağı kesimlerinde, özellikle Borçka yakınlarında, doğu kayınının (Fagus orientalis) ağırlıkta olduğu karışık geniş yapraklı orman topluluğu, nemli tipik Karadeniz ormanı karakterindedir.
Nehrin yukarı bölümlerinde, Fıstıklı Köyü yakınlarında ve Artvin’e yaklaşık 5 km uzaklıktaki Hatila Vadisi’nde, kopuk bir Akdeniz anklavında relikt fıstık çamı (Pinus pinea) popülasyonlarına rastlanır. Bu popülasyonlar, yalnız buraya özgü Pinus pinea- Crudanella pontica birliği olarak tanımlanan bir bitki örtüsüne dahildir. Bu kopuk fıstık çamı popülasyonları ilk kez Rus jeolog, doğacı ve politikacı Pierre de Tchihatcheff (1866) tarafından tanımlanmıştır. Daha sonra Mirov ve Zohary gibi bazı bilim adamları da bu popülasyonların doğal olduğunu kabul etmişlerdir. Fıstık çamlarının bulunduğu bir diğer Akdeniz anklavı, Trabzon il sınırları içindeki Kalenima (Söğütlü) Vadisi’nde yer alır. Buralarda yalnız Ege ve Akdeniz bölgelerinde oldukça lokal ancak bol miktarda görülen bitki türlerine de rastlanır.
Akdeniz Bölgesi karakterini taşıyan psödomaki bitki örtüsünün, bir zamanlar geniş alanlar kaplayan ve kesim, otlatma ve yangın gibi nedenlerle azalan Fıstık çamı ormanlarının yerini aldığı tahmin edilmektedir. Psödomaki toplulukları Yusufeli ve Borçka arasında uzanan vadi boyunca (300-850 m) oldukça yaygındır. Bu topluluklarda bulunan karakteristik taksonlar arasında; Arbutus andrachne, Cistus creticus, Cistus salviifolius, Cotinus coggygria, Ficus canca ssp. canca, Jasminum fruticans, Olea europea var. sylvestris, Phillyrea latifalia, Pistachia terebinthus ssp. palaestina, Quercus infectoria ssp. infectoria ve Thymbra spicata var. spicata sayılabilir.
ÖBA içinde bazı bölümlerde insan etkinlikleri sonucu orman ve psödomaki topluluklarının yerine Acantholimon acerosum var. acerosum, Astragalus microcephalus ve Stipa ehrenbergiana ile karakterize edilen agk step bitki örtüsü gelişmiştir.
Çoruh Vadisi’nin sahip olduğu özellikler, barındırdığı çeşitli sulak alan bitki örtüsü tipleriyle daha da zenginleşir. Çoruh Nehri ve kollarının kıyısında gelişmiş bitki örtüsünde (100-350 m), Elaeagnus angustifolia, Periploca graeca var. graeca, Tamam smyrnensis ve Vitex agnus-castus baskındır. Vadi kıyıları boyunca lokal olarak görülen küçük su sızıntılarında ise agk Adiantum capillus-veneris-Schoenus nigricans topluluklan ve yaygın olarak Epipactis veratrifalia yer alır.
Çoruh Vadisi, olağanüstü ve zengin bir floraya sahiptir. Yaklaşık 750 takson içeren ÖBA florasında bazı familyalar oldukça yüksek oranlarda temsil edilir: Compositae 77 takson; Leguminosae 70 takson ve Labiatae 65 takson. Bu taksonlardan yaklaşık 104’ünün ülke çapında nadir olarak bulunduğu bilinmektedir. Alanın ülke çapında nadir çok fazla takson içermesi, tek bir nehir vadisinde pek rastlanmayan bir durumdur.
Nadir Türler
KÜRESEL ÖLÇEKTE TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER [6 takson]: Acer cappadocicum var. stenocarpum [E], Acer divergens var. divergens [E], Acer divergens var. trilobum [E], Clypeola raddeana [E], Gagea tenuissima [E], Paracaryum leptophyllum [E]
AVRUPA ÖLÇEĞİNDE TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER [61 takson]: Allium koenigianum [E], Allium oltense [E], Allium sosnov/skyanum [E], Alyssum artvinense [E], Anthemis calcarea var. calcarea [E], Anthemis calcarea var. discoidea [E], Asperula virgata [E], Asperula woronowii [E], Astragalus acmophylloides [E], Astragalus czorochensis (--) [E], Astragalus imbricatus [E], Astragalus taochius [E], Astragalus voronvianus [E], Ballota rotundifolia [E], Bupleurum brachiatum [E], Campanula choruhensis [E], Campanula seraglio [E], Campanula troegerae [E], Caragana grandiflora [R], Centaurea hedgei [E], Centaurea leptophylla [E], Centaurea pecho [E], Centaurea straminocephala [E], Centaurea wo-ronowii [E], Cephalaria anatolica [E], Chesneya elegans [E], Cousinia woronowii [E], Crocus biflorus ssp. artvinensis [E], Dianthus recognitus [E], Elymus lazicus ssp. lazicus [E], Eminium koenenianum [E], Ferulago latiloba [E], Galium basalticum [E], Galium tortumense [E], Galium xylorrhizum [E], Gypsophila simulatrix [E], Hieracium floccicomatum [E], Hieracium subhastulatum [E], Hypericum fissurale [E], Hypericum marginatum [E], Iris taochia [E], Lathyrus woronowii [E], Linaria genistifolia ssp. artvinensis [E], Melampyrum arvense var. elatius [E], Micromeria elliptica [E], Onobrychis huetiana [E], Onosma circinnatum [E], Ornithogalum alpigenum [E], Paracaryum artvinense [E], Salvia divaricata [E], Salvia huberi [E], Saponaria picta [E], Scutellaria orientalis ssp. tortumensis [E], Sempervivum davisii, Sempervivum glabrifolium [E], Sempervivum staintonii [E], Seseli andronakii [E], Stachys choruhensis [E], Tripleurospermum fissurale [E], Verbascum artvinense [E], Veronica oltensis [E]
ULUSAL ÖLÇEKTE NADİR DİĞER TÜRLER [37 takson]: Aethusa cynapium, Allium asperiflorum, Allium charaulicum, Allium rollovii, Astragalus bachmarenisis, Astragalus caucasicus, Astragalus lasioglottis, Campanula pontica, Cephalaria media, Chenopodium album ssp. album var. microphyllum, Cirsium rigidum, Cotoneaster morulus, Eryngium caeruleum, Galanthus caucasicus, Galanthus woronowii, Galanthus krasnovii, Gypsophila bicolor, Hedysarum huetii, Iris caucasica ssp. caucasica, Nonea flavescens, Nonea intermedia, Nonea lutea, Origanum rotundifolium, Oxytropis karjaginii, Oxytropis pallasii, Oxytropis pilosa, Polygonatum glaberrimum, Rosa elymaitica, Ruscus aculeatus var. aculeatus, Saponaria cerastioides, Scabiosa velenovskiana, Scorzonera latifolia var. angustifolia, Scrophularia sosnowskyi, Senecio pandurifolius, Serratula radiata ssp. radiata, Stipa caragana, Veronica liwanensis.
Doğa Koruma
ÖBA’da 1971 yılında ilan edilen Çoruh Yaban Hayatı Koruma Sahası (8.700 ha) kısmen yer alır. Alanın geri kalan büyük bir bölümü ise resmi olarak koruma altında değildir. Alan, Kuzeydoğu Anadolu Bitkisel Çeşitlilik Merkezi olarak tanımlanan bölgede yer alır. ÖBA, alanda üreyen Sakallı Akbaba, Kızıl Akbaba, Kara Akbaba, Kaya Kartalı, Huş Tavuğu ve Urkeklik populasyonları ve çok sayıda göç eden yırtıcı kuş populasyonu nedeniyle Önemli Kuş Alanı (ÖKA No: 60) olarak belirlenmiştir. ÖBA gündüz yırtıcı kuşları için oldukça önemli bir üreme alanıdır ve Kuzey Yanmküre’nin en önemli göç yollarından biri üzerinde yer alır. Alanda bulunan Bern Sözleşmesi’ne göre Tehlike Altındaki Habitatlar: 41.H11 - Batı öksin karışık ormanları, 42.83B - Doğu Karadeniz Fıstık çamı ormanları.
Tehditler ve Diğer Korumalar
Çoruh Vadisi’nin karşı karşıya bulunduğu en önemli tehdit, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından nehir ve kolları üzerinde yapımı planlanan çok sayıda baraj projeleridir. Türkiye’de üzerinde henüz büyük barajların inşa edilmediği bozulmamış bir nehir ekosistemiyken, 1998 yılında Çoruh Nehri’nin bir kolu üzerinde Büyük Deriner Barajı’nın (2118 GWh/p.a.) inşaatına başlanmıştır. İnşaatı epey ilerleyen bu barajın yanı sıra Borçka Barajı’nın ve son olarak da Muratlı Barajı’nın yapımına başlanmıştır. Çoruh Nehri üzerinde gerçekleştirilecek büyük çaplı hidroelektrik projeleri, bu alanın sahip olduğu pek çok nadir ve endemik bitkinin yok olmasına neden olacaktır. Buna ek olarak, oluşturulacak baraj gölleri nedeniyle nehrin doğal akışı ve nehirle taşınan sedimentasyon engellenecek, tüm Çoruh Vadisi’nde iklim ve bununla birlikte bitki örtüsünde de büyük bir değişim meydana gelecektir.
Borçka yakınlarındaki Göktaş’tan çıkarılan bakır, kurşun, mangan, çinko ve diğer maden işletmeciliği etkinlikleri nedeniyle Murgul Çayı’na karışan ağır metaller ve sedimentasyon, Çoruh Nehri’nin bu bölümlerinde sucul yaşamın tamamen yok olmasına neden olmuştur.
Çoruh Vadisi’ndeki dik yamaçlara karşın yoğun olarak süren otlatma, başta odunsu bitkiler olmak üzere ÖBA bitki örtüsü üzerinde ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Buralarda bitki örtüsünün kendini yenilemesi, yaz aylarında görülen kuraklık ve yamaçların çok dik olması nedeniyle oldukça güç ve yavaştır.
bibl: www.wwf.org.tr
